gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Ogpret > Onto & Kolezyum ..Dı Son.

20 Eylül 2021, 20.35
A- A+
*(1)Sienu kanatlarını açınca, kahverengi renge galip gelmeye çalışan muson yağmuru grisiyle örülü Zülfikar motiflerinin her bir kılıç ucunda yanan lavanta, leylak, gül, limon, iğde, incir, papatya, ardıç, erik, kızılcık, ananas ve say-say bitmeyecek meyve ve yemiş tütsülerinin kokuları savaş alanını kapladı. Ortalığı kaplayan bu kokular yüzünden, *(2)Adkera’nın başının döndüğünü Pon gördü. 

Pon’un istediği de buydu. Adreka, mest olduğu için komuta ettiği birliklerine stratejik konumlarını hatırlatamadı. Şimdi şu söyleyeceğim çok önemli. Hagaron bile Dias’tan kaçmayı 1 / 10 saniyeliğine bırakmak zorunda kaldı. 18 bin alemde Sienu’nun yaydığı bu kokular manzumesine direnecek tek bir varlık yok. Adreka bu hipnozdan kurtulmayı başardı. Duraksayan Hagaron’a tacından kopardığı safir bir iğne fırlatarak onun da bu trans halden kurtulmasını sağladı. Sienu! Havada süzülürken, ortanca çiçeklerinin her bir rengiyle ışıldayan Dias’ın yanaklarını kanatlarıyla örtmeye başardı. Hagaron kaçarken Dias’a savurduğu yağmur oklarını engelledi. Sienu, zülfikarlarını salmaya başladı. Her bir kılıç, Hagaron’un kalın postuna toplu iğne gibi vurup kırıldı. O müthiş bir varlık. Düşman da olsa, onun muazzam yapısına hayran olmamak elde mi? Adreka’nın bir gözü Pon’daydı, diğer gözü de Dias’daydı. Sienu henüz sarmaşık ormanlarını yaymamıştı bile. Bu özelliği herkes için korkutucu. O sarmaşık ormanlarının köklerinin dördüncü gökten inmeye başlamasını hiç kimse istemiyor. Pon, bunun gerçekleşmesini istemeyen en ilk insan. Dias’ın saçlarına baktı. Öfkelendiğinde, ham kayısı yeşilinde alevler çıkaran perçemlerinden saçılan kıvılcamlar, yaklaşık iki bin altı yüz metre uzakta olan Adreka’nın yüzüne dahi sıçradı. 

Adreka! Kasırgalar Krallığı’nda yirmi sekiz bin yıldır tabu olan erkek hükümdarlık tabusunu yıkmak için *(3)Onto’dan saldırı ve savunma eğitimlerini aldığı o günleri hatırladı Pon. Kainatın en büyük kolezyumu inşa edilmişti. Beş yüz seksen üç tane erkek hükümdar adayını art arda yenmesi gerekecekti. Bir ölüm kalım arenasıydı. Bütün kozmosda, her galaksinin her gezegeninde canlı yayınla izlenmişti. Dias ve Pon o sıralar henüz çok gençlerdi. Adreka’yı kahramanı olarak gören Dias, her an kolezyuma fırlayabilirdi. Onto, onun bu halini gördükçe içten içe hüzünleniyordu. Çünkü gelecekte Adreka ile savaşacağını biliyordu. O kolezyumda bütün hükümdar adayı erkekleri birer-birer saf dışı bırakmasının yanı sıra; hiçbirisini de öldürmemişti. Adreka, tam olarak buydu. Kendi milletinin canını orada bile aziz kıldı. Kozmosda böyle bir cömertlik o güne değin ne görülmüştü ne de duyulmuştu. 

Adreka o günden bugüne tam 198 yıl boyunca Ogpret’in hükümdarı olarak sonsuz ve koşulsuz itaat edilen bir kraliçe oldu. Pon bunları düşünürken, Adreka’nın Hagaron’u korumak için hamle yapacağını adı gibi biliyor. Hedefi Sienu mu olacak, yoksa Dias mı. Dias’a zarar verecek mi. Pon’a rağmen bunu yapacak mı. Hagaron’un midesinde olan o kalbin Dias’a ait olduğunu henüz bilmiyor. Pon düşündü. Adreka’nın bunu bilmesi önemli. Eğer bilirse, Hagaron’a o kalbi geri vermesini emredecektir. Pon, kirpiğinden bir kıl kopardı, yayına taktı, Dias’ın gözünden bir damla yaş alması için kirpiği fırlattı. Gözyaşındaki mesajı gören Adreka, pelerini ile Hagaron’un ruhunu kendi boyutuna çağırdı. Yarım kalbi geri vermesini emretti. Söz konusu olan Onto’ydu. Ona annelik yapan, şu anki hükümdarlığında tek imza sahibi olan, her başı sıkıştığında yardımını ondan esirgemeyen Onto! Hagaron’un yuttuğu o yarım kalp, Onto’nun Dias’a taşıması için verdiği kalpti. 

Pon, Adreka’nın bu jestine karşılık ona Sienu’nun üzerinden iki tane tütsü hediye etti. Bu, kozmos tarihinde bir ilk oldu. Pon, hiçbir şartta hiçbir kimseye Sienu’nun tütsülerinden vermiş değildi. Uğur böceği ve kuzu nefesi kokularını bir anda kendisinde bulan Adreka, hayatında ikinci kez ağladı. Bu seferki sevinçten ama. İlki ise kederdendi. Onto’nun cenazesinde olmuştu bu. Dias bile o kokuları istemekten çekinirdi. İsteseydi, Pon elinde olsa on tane Sienu verirdi ama yine de hiç isteyememişti.

Sienu!! Pon ile Sienu göz göze gelmemek için çırpındılar. Bakışları anlık bile olsa kesişse, sadece ikisinin birbirlerinde anlayacağı üzüntüyü göreceklerdi. Savaş alanındaki herkes, her insan, her insan dışı varlık, bütün kainat sakinleri şimdi bir Pon’a bir Sienu’ya bakıyorlar.

Hikayeyi burada bitirmek istiyorum. Okuyanlara çokça teşekkürler.

*(1) Uçan halı
*(2) Ogpret’in kraliçesi, hükümdarı
*(3) Dias’ın annesi, evrenin en yetenekli savaşçısı, aynı zamanda sonradan insanlığı seçen bir Yuran*(yuranlar, kozmos var olurken, ilk organik yıldız tozlarıyla formlanan tek varlıklar)

YORUMLAR

21 Eylül 2021, 18.07
Yazının etrafında yedi defa döndüm, sonunda okuyabildim.  Ellerimi göğe kaldırdım " Şükürler olsun Rabbim bana bu günleri de gösterdiğin için." dedim :)))

Ya hu x midir  z midir her ne haltsa o kuşak için yazsana sen..  Bizim kuşak zorlanıyor :))  Bak cidden onlar bayılır bu anlatılara, ziyan oluyorsun burada sen. Harcanıyorsun.  Otur bi solukta bi roman yaz,; yayıncı, yapımcı araştır.  Böyle bi kalem ziyan oluyor ziyan.... smile Resmi

Israr ediyorum kafatasında çadır kuracağım, o kadar.....  Kazı yapacağım orada. görmem lazım kaynağı.

Notunuz:    :)))))

Yok bi not falan..









21 Eylül 2021, 21.18
Grip oldum. 3 yıldır olamıyordum. 2 gündür mis gibi titredim. Çok huzurluyum. Acaba iyileşsem mi diye düşündüm gün boyu.
Eczaneye gittim gripin aldım limon sıcak su yaptım terledim. İnanılmazdı. Yarın sabah bu sevimli sıtmacık benden ayrılacak galiba. 
Kuşaklar sendromumu hortlattın. Alfa beta kuşakları için elimden hiçbir şey gelmiyor. 
X kuşağı da artık ufaktan ev bark çoluk çocuğa bağladılar. Y kuşağı olaraktan kendimi zehirlemeyecek kadar yaşayıp öleyim. 

Ölüm. Önceden aşağılandığımı hissederdim ölümlü olmakla. Yaşamaktan da bıkılıyormuş meğer. Anaa, öleceksek ölelim hadi vur kendini şaraba diye ezikledim kendimi şimdi ha burda:)) 

Roman mı, kitap mı, ben elimde olsa yanımda ördekle gezicem, sen roman diyorsun :)) İmkanım olsa yemek için mideme aşağıdan yemek yediririm. 
Ben tam olarak üşengeçlik titanıyım. Şurada iki bölümü bile yazarken düşünmek zorunda kaldım. Eski ıq yok artık :(

22 Eylül 2021, 14.38
Çok çok geçmiş olsun.
Yaşamak için geç ölmek için erken bi dönemdesin :))) 
Ölüm paklıktır derler ihtiyarlar. Bilemem ben demiyorum henüz :))

Acil şifalar diliyorum... 



22 Eylül 2021, 17.03
Teşekkürler. Valla billa aynen dediğin gibi hem yaşamak için erken dönemdeyim hem de ölmek için çok erken dönemdeyim. Bunu demiştin dimi sen de. "yaşamak için geç'e virgülü atmadığın doya-doya kendi iyiliğime yordum cümleni :))
Hele ki ölüm paklıktır diyen bir ihtiyar olmam için püfff 40 senem daha vardır diye ümit etmekteyim :) 
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın