AYNI GÖKYÜZÜ MÜ BAKTIĞIMIZ
05 Aralık 2025, 20.13 A- A+
Bir gece vakti, köyden şehre doğru otobüsle giderken camdan dışarı bakmıştım. Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Yol boyunca tek bir lamba yoktu; karanlık, koyu bir battaniye gibi örtmüştü her yanı. Ama başımı kaldırdığımda, o karanlığın üstünde milyarlarca yıldız yanıp sönüyordu. Öyle parlak, öyle yakın ki, sanki uzansam tutacakmışım gibi. O an içimde bir şey kırılmıştı. Çünkü biliyordum: şu anda İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, belki de bir gökdelenin en üst katında pencereyi açmış biri de aynı yıldızlara bakıyor. Aynı sessizliğe kulak veriyor. Aynı yalnızlığı taşıyor belki.
Biz taşrada doğduk diye farklı dünya insanı değiliz.Çocukluğumda, kış geceleri sobayı tezekle yakarak ısıtırdık. Annem “Biraz daha dayan evladım, sabah olur” derdi. O tezek kokusu hâlâ burnumda. Bazen rüyamda bile duyarım. Ama o kokunun içinde bir güven vardı; evin içini saran, yüreği saran bir sıcaklık. Şehirde oturan arkadaşım anlatmıştı: “Bizde kalorifer var ama ev hep soğuk geliyor bana” demişti. Gözleri dalmıştı. Anlamıştım. Isı başka, sıcaklık başkaymış.Köyde komşu açsa, kapısı çalınmadan yemek giderdi. Şehirde komşu ölse, günler sonra kokudan anlaşılırmış. Bu fark değil, bu kayıp. Bizim kaybettiğimiz şeyleri siz de yavaş yavaş kaybediyorsunuz. Aynı boşluğun iki yakasındayız aslında.
Bir keresinde, büyük şehrin en kalabalık caddesinde durdum. Binlerce insan akıyordu yanımdan. Ama kimse kimseye bakmıyordu. Göz göze gelmekten korkar gibiydiler. O an içimden yükselen sesi hâlâ unutamam: “Burada ne kadar yalnız olunur muymuş?” Aynı hafta köyüme döndüğümde, kahvede yaşlı bir amca yanıma oturdu. Elinde tespih, gözünde yılların yorgunluğu. “Nasılsın evlat?” dedi. Sadece bunu sordu. Ama o kadar içten ki, gözlerim doldu. Cevap veremedim. Çünkü şehirde kimse bunu sormamıştı bana aylardır. Gerçekten sormamıştı.
Bizim düğünlerimizde davul zurna susmaz, gözyaşı da sevinç de aynı anda akar. Sizin düğün salonlarınızda ışıklar göz alır, ama bazen yürek karanlık kalır. Ama gelinle damadın gözündeki o titrek umut aynıdır. İkisi de “Acaba?” diye sorar içinden. Acaba bu aşk, bu ömür, bu yol yeter mi bize?
Cenazelerimizde bütün köy yürür arkamızdan. Omuz omuza, sessizce. Şehirde tabut yalnız gider bazen. Ama annenin feryadı aynıdır. Yüreğin tam ortasından kopup gelen o çığlık, ne köy tanır ne şehir. Sadece “Evladım” der, başka bir şey demez.
Babam derdi ki: “İnsan insanı bir lokmada tanır evlat. Ekmek uzatır, su uzatır. Kalbi temizse, uzattığı el titremez.” Şehirde bir arkadaşım anlattı: Markette kasiyer “İyi günler” demiş ona. O kadar şaşırmış ki, durup dönmüş tekrar bakmış kadına. “Bana mı dedi?” diye sormuş içinden. Çünkü uzun zamandır kimse yüzüne bakıp “iyi günler” dememişti.Biz tezek kokarız, siz parfüm.
Biz tozlu yol biliriz, siz metro merdiveni.
Biz kuzuların sesiyle uyuruz, siz korna sesiyle uyanırsınız.
Ama rüyalarımız aynıdır.
Hepimiz bir gün huzur, bir sığınak, bir “ev” ararız.Bir gün, belki bir sabah, belki bir akşamüstü,
sen köyüme gelirsen,
kapım açık olur. Bir tas yoğurt koyarım önüne,
taze ekmek, belki biraz peynir.
Sen anlatırsın şehrin ışıklarını,
ben anlatırım yıldızların adlarını. Sonra susarız bir süre.
Çay demlenirken sobada çıt çıt eder odun.
Dışarıda rüzgâr usulca okşar çamları.Sonra birlikte çıkarız dışarı.
Gökyüzüne bakarız.İkimiz de aynı maviyi görürüz.
Aynı bulutu. Aynı ayı.Ve o an anlarız ki,
aradaki bütün yollar, bütün betonlar, bütün mesafeler yalanmış.
Sadece birer perdeymiş
Perdeyi araladığımızda,
karşımızda duran şey çok basitmiş aslında:
İnsan...Sadece insan.Aynı gökyüzünün altında,
aynı acıyı, aynı umudu, aynı özlemi taşıyan
iki kardeş.Birinin avucunda nasır,
öbürünün avucunda klavye izi.Ama ikisinin de yüreğinde
aynı sıcaklık.Çünkü biz,
ne kadar uzak düşersek düşelim birbirimizden,
aynı toprağın çocuklarıyız.Ve gökyüzü,
bize her gece hatırlatır bunu:“Siz birdiniz,” der.
“Hâlâ öylesiniz.”
“Bir gün elbet
bir çınarın altında,
bir çay bardağının buğusunda,
bir çift gözün içindeki yaşta
tekrar bulacaksınız birbirinizi.”
Ben bekliyorum o günü.Sen de bekliyorsan,
gel.Yer var.
Yürekte her zaman yer var.


YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış :( Yazık ama blog sahibi senin yorumunu bekliyor olabilir