gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Kusurların Çiçek Açtığı Yer

21 Nisan 2026, 15.26
A- A+
​Dünyada bu kadar ruhu yoran kalabalık varken; bir kez daha bunları yansıtmak, bunları tekrar etmek istemiyorum. Hayatımdan da bana iyi gelmeyen, ruhumu gölgeleyen ne varsa bir bir çıkartıyorum.
​Güzel olan ne varsa; bahçemdeki çiçekler, kapımdaki kediler, köpekler, ağaç dallarındaki kuşlarım ve o güzel insanlar... Ofisimdeki çiçek kokuları, ayaklarımıza dolanan kedilerimiz ve nezaketi dilinden düşürmeyen dostlar... Hayatımda olumsuza ve gönül daraltan her şeye yer vermeden, sadece güzelliğin dilini konuşmak istiyorum.

​Çünkü biliyorum ki; bazen birinin 'eksik' bıraktığı, bir başkasının 'tamam' dediği yer olur. Ve hayat, o boşluklarda yeşerir.

​Hindistan’ın tozlu yollarında, omuzundaki sopanın iki ucuna astığı kovalarla her gün su taşıyan bir adam yaşarmış. Kovalardan biri kusursuz ve gururlu; diğeri ise gövdesindeki çatlakla her adımda su sızdıran mahcup bir kova… İki yıl boyunca sucu, efendisinin evine her vardığında sadece bir buçuk kova su götürebilmiş. Sağlam kova başarısıyla gurur duyarken, çatlak kova görevini tam yapamadığı için utancından kahrolurmuş.

​Bir gün dayanamayıp sucuya seslenmiş: "Kusurum yüzünden senden özür dilerim. Gövdemdeki çatlak yüzünden emeğini yolda bırakıyorum." Sucu gülümsemiş ve fısıldamış: "Yolun sadece senin tarafındaki çiçekleri fark ettin mi? Ben senin sızdırdığını biliyordum ve o tarafa çiçek tohumları ektim. Sen geçmeseydin, o çiçekler hiç açmayacaktı; ben de efendimin sofrasını o güzelliklerle süsleyemeyecektim."
İnsan, en çok yaralarını saklıyor; onları birer kusur sanıp sessizliğe gömüyor. Eksik kaldığı yerleri gizlemek, ruhundaki o derin çatlakları dünyadan uzak tutmak istiyor. Oysa bahçemizdeki çiçeklerin suya, gönlümüzün ise o çatlaklardan sızacak ışığa ihtiyacı var. Hepimiz birer "çatlak kovayız" aslında; hayatın yükünü taşırken sağa sola umut sızdıran, bazen kendimizi yarı yolda tükenmiş hisseden...
Oysa hayat, pürüzsüz bir camdan değil, o çatlaklardan süzülen ışıktan ibarettir.

​Bazen en büyük gücümüz, o "kusur" dediğimiz sızıntılarda saklıdır. Biz kendimizi eksik zannederken; sızdırdığımız şefkat, döktüğümüz dilsiz gözyaşı ya da paylaştığımız o naif hüzün; bir başkasının yolundaki kurak toprağı yeşertiyor olabilir. Kendi yaralarımız, başkasının dermanı oluverir ansızın.
​Mükemmel olmak zorunda değiliz. Sadece kendimiz kalarak, kendi çatlaklarımızla yürürken bile ardımızda bir çiçek bahçesi bırakabiliriz. Unutma; içimizdeki o sızıntı olmasaydı, ne güneş içeri sızabilirdi ne de biz dışarıya o saklı kokumuzu verebilirdik.

​Kusurlarını sev; onlar senin dünyaya bıraktığın en derin izin, en zarif imzan. Eksildiğini sanma; toprak dökülen suyu, gönül ise sessizce verilen emeği asla unutmaz. Sen geçtiğin yollarda sadece "iz" bıraktığını düşünürken, hayat o izlerden kendine bin bir renkli bahar fısıldar.
​Bazı çatlaklar onarılmak için değil, gökyüzünün ışığını yeryüzüne indirmek içindir.

​Nass.

YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış :( Yazık ama blog sahibi senin yorumunu bekliyor olabilir

Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın