gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Hanginiz daha büyük:))))))

14 Aralık 2020, 00.30
A- A+

Basit birkaç soruyla başlamak istiyorum yazmaya.....

_Eşinizle aranızdaki yaş farkı ne?
_Hanginiz daha büyüksünüz?
_Mutlu musunuz?
_Hiç ayrılmanın eşiğine geldiniz mi?

Evlilik büyük bir çoğunluğun hemfikir olduğu''kutsal bir müessese''.İyi günde, kötü günde; hastalıkta ve sağlıkta diye başlayan sözler sevgi ve saygı çerçevesinde tutulabilse ömür boyu sürecek ve daha sağlıklı  olacak biliyoruz.Gönül ister ki evliliklerimiz bir ömür boyu sürsün.İlk günün heyecanı hep baki kalsın.Oysa durum hiç de öyle değil.Bakıyoruz çevremize,çoğu evlilikler 5 yılını tamamlamadan iflas ediyor.

Bir sürü sebep saymak mümkün boşanmalara neden olan.Başta ekonomik durumdan kaynaklı geçimsizlik olmak   üzere; terk etme(edilme), aldatma(aldatılma), şiddet ve zulüm,eşlerin birbirine zaman ayırmamaları vs, vs. bir sürü neden...

Peki yaş farkı?

Eşler arasındaki yaş farkı etkilemiyor mu ilişkileri? Taraflardan birinin çok büyük olması da tetiklemiyor mu boşanma olayını? Bu sorulara cevap vermek için ne psikolog olmaya gerek var ne de araştırmacı.Şöyle bir dönüp bakıyorum da etrafıma ne çok mutsuz çift var.

Kadının yaşça erkekten çok küçük olduğu bir aile düşünün.Gençliğin verdiği enerjiyle; kadın gezmek tozmak eğlenmek isterken erkek kahvesini yudumlayıp kitabını okumayı tercih eder.Asude bir hayat ona yeter. Ya da tam tersi kadın yaşça çok büyük olur, sürekli beynini kemiren o duyguyla savaşır.''Acaba bir gün daha genç birine kapılıp beni terkeder mi'' korkusuyla hayatı hem kendine hem karşısındakine zehir eder.

Her ne kadar Türk kadını( en azından büyük bir çoğunluğu);güçlü, kuvvetli, karizmatik, olgun. kadınını sahiplenebilen erkekleri tercih ediyor olsa da, toplumun bu konudaki düşüncesi ve telkini de ayni doğrultuda. Evliliklerde ''Erkek büyük olmalı''smile Resmi. Kuralmış gibismile Resmi

Sevmiyorum tabulaştırılmış olayları.Takınılan tavırları...Arada uçurumlar kadar fark olmadığı müddetçe ne önemi var ki yaşın?Kadın birkaç yaş büyük olmuş ne çıkar? Katı kuralları olan Kraliyet ailesi bile evlilikle alakalı tabularını ve kurallarını o derecede esnetmişken, neden bizim toplum kuralları bu kadar acımasız?Merak ediyorum kadın birkaç yaş büyük olunca dünyanın sonu mu gelir?Böyle bir durumda kalkan kaşlar, ekşiyen suratlar ve fısıldaşmalar çocuk gelinler söz konusu olduğunda da geçerli mi acaba?

Aklı başında olan herkes bilir elbet. Çok çok büyük yaş farkları her daim kaosa neden olur.Mutsuzluk sebebi olur.Buna ben de karşıyım. Bunları gözlemleyen araştırmacılar, yaptıkları çalışmalar sonucunda şöyle bir sonuca ulaşmışlar.

Yaş farkı arttıkça boşanma oranı da artıyor.

Mesela bu fark 10  ve üzerinde olan çiftler boşanmaya daha meyilli çıkmışlar. Yaş farkı 20 ve üzeri olanlarda ise risk oranı%95 olarak belirlenmiş.Bunlara ilaveten erkeğin 4-5 yaş büyük olduğu evliliklermiş en ideal olan.Bu noktada ben de bir madde ilave etmek istiyorum kendi hayat tecrübemle. Kdının birkaç yaş büyük olduğu durumlarda da evliliğin çatırdamıyacağını düşünüyorum. Bu da benim naçizane fikrim olsunsmile Resmi

''Davul bile dengi dengine'' denir ya evliliklerde; ve devam eder benzer telkinler.''Yaşı yaşına, huyu huyuna,  boyu da boyuna uygun olsun'' şeklınde sürer   temenniler.Hal böyle olunca; ayni sözü tekrarlamak düşüyor bize de..

Sevgiyle kalın...Sağlıklı yaşayın...


YORUMLAR

14 Aralık 2020, 15.08
Merhaba bende bu güzel tezinize katılıyorum bence AŞK ın yaşı yoktur ve evliliklerde illa erkek egemen olucak diye bir kaide yok yeterki huzur mutluluk olsun.Kadının yaş olarak erkek den büyük olması bence her bakımdan erkek için avantaj olabilir hayat tecrübesi olarak : ) mesela benim ailemde degil ama babamın ANNESİ dedemden 8 yaş buyukmuş heralde bu güzel evliligi örnek alan halalarımda eşlerinden dört er yada beşer yaş büyükler : )) heralde onun için bizim sülalede kadın egemen bir oluşum süre geliyor ama bizde herkes halinden çok memnun görünüyor buda benim için radikal bir güzellik ailemde. Ben de eş seçimimde yaş degerlendirmesine olumlu bakmıyorum benim için AŞKIN YAŞI YOKTUR.. kim kimle nasıl mutluysa aşkın da evliliiginde ömrü ve sonsuzlugu budur bence.. :))
14 Aralık 2020, 20.38
16 MEMO.....Kıymetli yorumunuzla bloğuma deger kattınız. Benim de çevremde onlarca aile var kadının daha büyük olduğu.Çok da güzel anlaşıyorlar ve evliliklerini  layığıyla sürdürüyorlar.Bu da demek oluyor ki illa da erkeğin  büyük olması gerekmiyor mutlu bir evlilik için.Bence kadından 20 yaş büyük  erkekler düşunsün ne yapacaklarını...Onlar yanlarında genç  kadın taşıdıkları için böbürlenedursunlarsmile Resmi aslında  o genç kadınların onlara katlanma sebepleri tamamen duygusal diye düşünüyorumsmile Resmi...

Kızanlar çıkabilir yazdıklarıma...Bağışlasınlar.Ben  de böyleyim işte fikrimi söylemeden duramıyorumsmile Resmi

14 Aralık 2020, 21.50
Ben tesekkur ederım faydalı bir konu anlayanlara keşke herkez sag duyusuyla okuyabilme sansı bulsa: ) yazmak geldi içimde ben tesekkur ederım elınıze yuregınize saglık hanımefendi smile Resmi  : )
15 Aralık 2020, 01.09
merhaba zerrya,
yazıyı okuyunca ilgimi çekti. çokta blog okumuyorum aslında. Belkide beni anlattığın içindir:)) ben eşimden 9 yaş büyüğüm. mutlumuyum? mutluyum evet. Ama acaba eşim mutlumu bilmiyorum.Zira o toplum baskısı var ya hani. Genç göstermeme rağmen bazen hanımefendi ablanızmı hatta hatta biri annenizmi deyince eşimin içinden neler geçti bilmiyorum. başbaşa kaldığımızda evet çok mutluyuz. beni aldatacağı konusunda bi korkum yok bana göre aldatmak karakterle ilgilidir kadının yaşı fiziği vs. bunu engelleyemez. Ancak Allah korkusu engeller insanları bana göre.Fakat yinede derimki eşimin benden 2 yaş büyük olmasını yeğlerdim.Eğer ona aşık olmasaydım evlenmek için tercihim benden küçük bi erkek olmazdı. Kadınlar daha çabuk yaşlanıyor falan demeyeceğim. Erkeklerin kadının güzelliğini sevdiklerinden yaşlandıkça malum çizgiler güzelliğimizi gölgeliyor. 
15 Aralık 2020, 11.07
Tekrardan hoşgeldiniz 16MEMO....Sizin de ellerinize yüreğinize sağlık...

Ve sevgili figenfigen.

Tıpkı sizin yaşadıklarınıza benzer bir çift de ben biliyorum.Mesai arkadaşlarımdan biri ilk evlenme teklifi aldığında şiddetle reddetmiş aşık olmasına rağmen, yaş farkından dolayı.Şimdiki eşinin telkinleriyle evlenmişler. Aslında çok da mutlular.Altın gibi 2 de evlatları var. Ancak hala o ezikliği hissettiğini belirtiyor her fırsatta. Aile meclisi toplandığında( kardeşler akrabalar filan) konu yaş konusuna geldimi kaçıyorum ortamdan diyor. Oysa hepsi de biliyor aralarındaki yaş farkını.Galiba ezberleri bozmak biraz zor bazı konularda, bazı kişilerce...Yine de vurguluyorum ben kendi fikrimi. Sevgide kural, yaş, mekan, sözkonusu olamaz. Çok , çok büyük uçurumlar olmadığı sürece.

Ellerinize yüreğinize sağlık.Umarım aşkınız da sonsuza dek sürer. Hep mutlu mesut yaşarsınız.
17 Aralık 2020, 22.01
Selam ve saygılarımla sayın ZeRRya 
öncelikle kaleminize ve yüreğinize sağlık , dedim bu yazı beni  mi anlatıyor acaba ... benimde gonca gülümle aramızdaki yaş farkı 5 eşim  benden 5 yas büyük ... Meslekten müdürümdü ... çok    
sevdiğim bir arkadaşımı sevdiğimi öğrenince aramızı yapmak için çok çırpındı lakin ben sevdiğimden  ret cevabı aldığımdan sevgimi içime attım ...
sonra müdürümle evlendim, evliliğimiz hala devam ediyor evet   seviyorum eşimi ... birde prensesimiz var .... arada kılıçlar çekilse de diğer elimizde bulunan kalkanlar bizleri koruyor ....
cümlemize sağlıklı ve mutlu günler diliyorum .... :))))) 
18 Aralık 2020, 13.00
Merhaba ZeRRya  ...  Tabuları kaldırmak gerçekten bizim toplumumuzda çok zor.. Bu olay bazı ge-
rekçeler haklı çıkarılmaya çalışılsada gerçek manada bence çokda bir önemi yok... Kadın her doğumda 5 yaş daha hızlı yaşlanır gibi abes gerekçeler öne sürülüyor mesela ama insan severse aşkın yaşı yoktur... Birbirini tamamlayan çiftler olduktan sonra bu konu pek ehemmiyet arz etmez kanımca.. Ama tabular işte bütün mesele burada....
18 Aralık 2020, 15.06
Üstadım _balatlı_ ve değerli okuyucu  muaşaka .....Kıymetli  yorumlarınız için müteşekkirim.

Sevgili balatlı...
Sessiz'' çoğunluk '' diyemesek de bir kitle var ki ayni kaderi paylaşan.Belkı de sadece böyle platformlarda bu konuyu dillendirebilen.Onlarca hemcinsim üye  buraya yazmasa da mesajla ya da sözlü olarak kendilerinin de eşlerınden büyük olduklarını zaman zaman sorunlar yaşasalar da gemiyi yürütebildiklerini dile getirdiler...Size evladınıza ve eşinize huzurlu saglık ve sevgi dolu bir hayat diliyorum...

Ve muaşaka....
Tabu olayı çok önemli ve değiştirilmesi oldukça zor olan bir konu. Neden peki?Çünkü, tabular en çok toplumların kültür seviyesiyle alakalı.Ancak bu seviye yükseldiği zaman tabular da tek tek yıkılmaya başlayacaktır.Bir de bu tabuları hiçe sayan cesur insanların varlıgı ve sayılarının artması da ayni oranda bu konunun çözülmesinde faydalı olacaktır.....

Tekrardan her ikinize de teşekkürlerimi iletiyorum. Sağlıcakla kalın...

                                       
18 Aralık 2020, 16.46
Güzel yazı ve tespitiniz için teşekkürler,şu bilinse yeterli  karşılıklı sevgi,saygı ve güven olduktan sonra yaş farkı önemli değil ve boşanma sebebi olmamalı bence.Kimse yaşadığı hayatı başkaları ne der ne düşünür diye yaşamıyor sonuçta bireylerin kendi seçimi kimseyide erkek veya bayan büyük diye eleştirmek doğru değil ..
18 Aralık 2020, 22.56
Patatesli börek servisi ne zaman?
19 Aralık 2020, 17.59
resmin anlamı ne?

19 Aralık 2020, 20.20
soffany....Hemfikirizsmile Resmi

aras7681....Kırmızı kalp romantizmin aşkın simgesi. Herkes kendince resmi  yorumlayabilir . Gamyunun verdiği kısıtlı görüntü secenekleri içinden  tercihim bu olmuştur. Sevgiyle atan yürekler tabularla toplum kuralları arasına sıkışıp kalmasın diye düşünerek kopyaladım.

Her ikinize de teşekkürler.
22 Aralık 2020, 08.21
kaç kez yazmama ragmen gönderilmiyor billgine zeRRya
25 Aralık 2020, 23.40
Sayın zerrya (böyle çok daha kibar, elit vs olunuyor sanırsam)
Kendi üslubumla dikkatimi çeken bir iki şeyi yazacağım. Umarım alınmaz ve ya aşağıda da sebeplerini açıklayacağım gibi benim yorumumu da görmezden gelmezsiniz.
Öncelikle yazınızı eleştirmiyorum ki haşa ve kella hiçbirimizin haddi değildir... Zaten eleştirsek bile kafanızda kurduğunuz ve desteklendiğiniz mükemmeliyetçilik erişilmezlik ulaşılmazlık adını ne derseniz sıfatında olduğunuz için bizim lakabımız anca kıskanç, meyve veren ağacı taşlayan falan olur zannımca. Durun, kızmayınsmile Resmi Buradaki iğnelemenin sebebi yorum yazan bazı arkadaşları görmezden gelmeniz. Sanırım nick yazmama gerek yok. Ha önden yazayım, yanlış anlaşılmasın bu arkadaşlarımızın hakkını savunmak Robin Hood luk yapmak falan değil amacım. Ki bu arkadaşlar emin olun benden çok daha iyi kendini ifade edebilen arkadaşlar. Sanırım onlar pek önemsememiş ama ben okuyucu olarak şahsım adına duyduğum rahatsızlığı yazıyorum.
Açıklamaya devam edeyim müsaadenizle;
Okuyucu olarak yazılarınızı takip ediyorum, ilgimi çeken güzel yazılarınız olduğu gibi bana hitap etmeyen yazılarınızda var. Olumlu ve ya olumsuz yorum yazarım yazmam tabi ki bu benim tercihim. Ama karşımdaki insanı muhatap kabul edip bir yorum yazdıysam karşılığını da okumak isterim. Yazdığım yorumda belki ben yanlış düşünüyorumdur. Yanlış algılamışımdır, hatam vardır ve sair ve sair… Tartışılır, konuşulur. Son zamanda yaptığınız bu görmezden gelme olayı blog ve yorumları takip eden bir okuyucu olarak cidden rahatsız edici bir şey. . Kaba yazıyorum kusura bakmayın Hasan, Hüseyin, Cevdet yorum yazmış. Sevgili hasan sevgili Cevdet sağ olun bla bla… E hüseyin var arada? ya onu salla o iyi bir şey dememiş ki! Siz sanırım görmezden geldiğiniz arkadaşlardan daha üstte bir yerdesiniz ki kaale alınmıyorlar. Tabi ki böyle bir düşünceniz yoktur sanırım ama tavrınız bu hissi uyandırıyor. Siteden bir arkadaş yazıp sildiğim bloglar için bana sağlam kızmıştı. Altı üstü blog değil mi önemsiz diye düşünürken, silinen bloglara onay veren, okuyan, altına yorum yazan ve bunlar için zaman harcayan insanlara saygısızlık olacağı konusunda beni dostane ve kibarca aydınlatmıştı. Benim de bu konu hakkında size dostane bir önerimdir. İnsanları görmezden gelmek sizin naif kimliğinize ters düşüyor. Her ne kadar (bütün iyi niyetimle)tartışma olmasın diye görmezden geldiğinizi düşünsem de belirtmek istedim.
İkinci konuda; yanılmıyorsam bir yorumunuzda özeleştiri olarak yazmıştınız. Bir arkadaşınız size mesajla özelden söylemiş şeklinde hatırlıyorum (yanlışım varsa düzeltirsiniz) Üst perdeden yazıyorsunuz ve ya öyle hissettiriyorsunuz. Şu şöyledir, bu böyledir kesinliğinde kaynakça zerrya şeklinde değil benim fikrimce böyle şeklinde yazarsanız emin olun insanlar rahatsız olmayacaktır. Benden ve size özelden yazan arkadaşınız hariç başka rahatsız olan var mıdır o kısmı muamma tabi… Varsa da ses verir mi?
Çünkü bence bizim insanımız açıktan eleştirmeyi sevmez, o konuda çok cesaretli değildir. Herkesin arkasından konuşur ama yüzüne gelince susar. Aman tartışma çıkmasın, aman huzurumuz bozulmasın modundadır. Bkz seçtiği yöneticileri bile eleştirmekten aciz (korkan) bir halk gibi gibi sanırım.
Velhasıl kelam bunları yazmamın ( mesaj değil de yorum olarak buraya bu kadar uzun yazmamın) sebebi kıskançlıksmile Resmi Çünkü siz mükemmelsiniz efenimsmile Resmi …Buraya kadar baya iyi geldiydim de tıkandım vallasmile Resmi Bünye alışık değil bu kadar kibarlığa, illa bir şey demem iki laf sokmam bişi yapmam lazımsmile Resmi  
Ben en çok mahallenin delilerini severim efenim, ne görüyorlarsa onu söylerler kim ne der beni taşlarlar mı falan zerre düşünmezler…
Kalan bütün iyi niyetimle kızmadığınızı umuyorum...
Banadamı bir slogan bulsak acaba?
 hüpppppp jittttttt benzeri falan…




26 Aralık 2020, 02.42
-cafo.....Sizin kadar uzun uzun yazamıyacağım.Peşin peşin affınıza sığınıyorum.''İğnelemelerinizi'' ( siz öyle nitelendirdiğiniz için ben de öyle yazıyorum) üzülerek okudum. İtiraf etmeliyim.

Mükemmellıyetçiyim,ulaşılmazım, ya da erişilmezim sıfatlarını kafamda kurup desteklediğim konusuna bir anlam vermekte zorlanıyorum açıkçası.Sadece okuduğunuz bloglardan yola çıkarak böyle bir kanıya varmanız üzücü.

Robin hood bildiğim kadarıyla zenginden alıp fakire veren biri. Dediğiniz gibi o okuyucunun sizin onu savunmanıza ihtiyacı yok.Bu noktada bu kadar iyi niyetle yazmışsınız ya  tarafsız gözle ''ne alaka patatesli börek servisi '' demenizi  de beklerdim açıkçası. Belkı de demişsinizdir. İçinizden. Ben duymadım. Peki açık yüreklılıkle soruyorum hiçmi rahatsız olmadınız bir okuyucu olarak yapılan yorumdan?Size bu yorumu yazdırmayı başardı ya önemli olan bu,,

 İnsanları görmezden gelmek sizin naif kimliğinize ters düşüyor demişsiniz ya çok haklısınız. 10 defa elim gitti klavyeye cevap vermek için sonra vazgeçtim. Çünkü biliyorum ki yazarsam devamı gelecek.İnanın hiç o modda degılım. 1 aydan uzun süredir hastalıkla boğuşan annemin yanında ona refakat ediyorum hastane odasında.Olumsuz, üzücü, moral bozan tavır ve laflar tahammül sınırlarımı zorluyor. Haaa diyeceksiniz ki pohpohlayanlara cevap yazıyorsunuz da kötü yazılıncamı tahammül sınırlarınız zorlanıyor.Sadece sürgit gitsin istemiyorum.Hepsi bu.

Uzun yazmayacağım demiştim. Sözümü tutamadım. Kesin kes bu ortada. 

Ben mükemmel değilim. Herkes gibi benim de aksi huylarım, çekilmez hallerim vardır.
Korkulacak biri de değilimdir. İsteyen istediğini cesaretle söyleyebilir. Dilim döndüğünce cevabımı veririm.
Kaynakça zerrya konusuna gelince,( üst perdeden yazma ya da öyle hissettirme konusuna) ...Daha çok dikkat edeceğim cafo kardeş(sevgili cafo yazmayayım dedım  kibarlık budalası gibi) Kızmadıgınızı umut ediyorum. Sizin bana yazdıklarınızı defalarca okudum hep iyiniyet demişsiniz, hep kızmadıgımı umdugunuzu aktarmış ve okuyucu haklarını savunmuşsunuz. Neymiş? Patatesli börek servisi ne zaman sorusuna cevap vermemişim de ondan.
Daha üst bir yerde olmak gerekmiyor cevap vermemek için. Yaydan çıkan ok ve ağızdan cıkan sözün  bir daha geri dönemeyeceğini bildiğimden olabilir mi o tavrım?

Son olarak şunu vurgulamak istiyorum. GAMYUN buraya üye olan herkesın eşit kullanıma sahip olduğu süper bir sanal ortam.Dileyen oyun oynar, dileyen sohbet eder, bazıları da siz gibi ben gibi kendince birşeyler yazar. Çok değerli blogger arkadaşlarımız var profesyonelce yazan. Siz de dahilsiniz onlara.Ek olarak benim gibi amatörce yazanlar da var. Dileğimiz kimse rencide edilmesin,  blogla alakası olmayan yorumlarla alay konusu edilmesin,yazma hevesi kırılmasın, Sevgi saygı olsun...









26 Aralık 2020, 11.07
Geçmiş olsun.Annenize acil şifalar diliyorum.

26 Aralık 2020, 12.13
Tekrar dan selamlar saygılar. Sayın Zerrya hanım hayatta önemli olan kendi kanımca NİYET önemli olan tek şey, bu aşk tada evliliktede ilişkilerde de herşeyde önemli olan sadece niyetimiz dir..
26 Aralık 2020, 13.19
Cafo senin canın sıkılmış :) Yoksa bu sorguladığın şeyi, cidden sorguladığını düşünmek istemiyorum .d Hem Robin Hood'un misyonunu da bilmediğin ortaya çıktı, rezilsin .dddd


Hanımefendi şu konuda yanılıyor; ben kimsenin bloguyla dalga geçmedim. Çünkü, tamamını okumadığım bir metin üzerine ne konuşurum, ne de iyi veya kötü fikir beyan ederim, bırakın dalga geçmeyi... Şöyle bir başına bakıyorum blogların, iyi yazdığını bildiğim birininse veya konu ilgimi çektiyse tamamını okuyorum. Bu blogu, yorum yoğunluğu ilgimi çektiği için takip ettim. Baktım ki yorumcular da eş dost; -ki geçen blogunuzun altı da öyleydi- e madem gün yapılıyor, ben de bir koşu börek isteyeyim, demiştim. Dalga geçtiğim konu budur. Misal, geri bildirimli yorumcu bile var,  "yorum yazdığını ama bir türlü çıkmadığını" söylemiş. Yani olabilir tabii, bu da bir biçimdir. Kimse kimseye karışamaz neticede; yazı mı yazacak, yazının altında eş dost mu ağırlayacak... Ben sevmiyorum, komik buluyorum ve hatta ayıp geliyor bana. Benim de fikrim budur.


Bir konuda daha yanılgı var, onu da düzelteyim: Ben, konu uzatma meraklısı değilim, yani eleştirel bir yanıt verilseydi bile, en fazla "kısır mı dediniz, yok ben sevmiyorum" derdim. Ama cidden sevmiyorum kısır, kısır şeyleri de sevmiyorum. Bir de ekşimiş çilek kokusu sevmem konumuzdan alakasız olarak:) Böyle durum.


Herkesin, bi yakını, eşi dostu rahatsız bu sıralar malum. Allah şifa versin hepsine. Yeni yıl, sağlıklı, iyi bir yıl olsun.
26 Aralık 2020, 14.46
Maydonuzlu börek günümüzede bekleriz ; ))
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın