Bir avuç şekeri özlemek..
Bazen bir şeylerin yokluğu, ancak yıllar geçtikten sonra fark ediliyor.. Bir ses gibi… Bir koku gibi… Ya da çocukluğumuzdaki bayramlar gibi. Şimdi... Devamını oku
Bazen bir şeylerin yokluğu, ancak yıllar geçtikten sonra fark ediliyor.. Bir ses gibi… Bir koku gibi… Ya da çocukluğumuzdaki bayramlar gibi. Şimdi... Devamını oku
Kıştı. Ama öyle sıradan bir kış değil. Bir tür içe doğru büyüyen, içe doğru kararan bir kış. Gri gökyüzü, okulun bahçesine çöken donuklukla aynı renk giyinmişti sanki. Üçüncü sınıftalardı. On beş tatil yaklaşmış, sınıf öğretmeni, süslü... Devamını oku
Sevmiyorum, diyerek gireyim konuya ki nostalji sevdalıları için bir ters köşe olmasın. "Nerde o eski bayramlar" tadında bir blog olmayacak. Etimolojisine... Devamını oku
Höpürdeterek içtiği çayından keyifle bir yudum daha aldı. Kültablasında sadık bir hizmetkar gibi kendisini bekleyen yarıya gelmiş sigarasına baktı. Büyük bir gururla sigaradan kızılımsı yer yer sarı renk almış bıyıklarını düzeltirken yavaşça konuştu -Şimdi... Devamını oku
Bazen insan, İstanbul’un ruhu yoran o kalabalığından, ritmi hiç yavaşlamayan uğultusundan kaçıp sığınacak sakin bir liman arar. Benim limanım, özellikle böyle özel zamanlarda Büyükada, ya da Bodrum olur. Bu bayramı da fırsat bilip, varlığıyla içimi ısıtan babaannemle... Devamını oku
Baştan söyleyeyim; Dilerseniz... Devamını oku
Selamlar! Blog dünyasına tamamen amatör, tamamen "bence böyle" tadında bir giriş yapmaya karar verdim. İlk kurbanım, pardon ilk inceleme konuğum: Boğa Burçları. Yanlış... Devamını oku
Benim canım Prenses kızım! Minicikken çok tatlılar değil mi? Zamanı geldiğinde, Prenses... Devamını oku
Seni sevmekle ilgiliydi her şey. Gökyüzünün... Devamını oku
Sıcak bir yaz günüydü. Hava, insanın nefesini ağırlaştıran bir yoğunlukla çökmüştü. Dr. Kolombo o sabah sağlık ocağının demir kapısından farkında olmadan sol ayağıyla içeri girdi. Böyle şeylere dikkat ederdi aslında. Ama o gün etmedi. Üzerinde durmadı. Doğrudan... Devamını oku