gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Kimin Yalanıydın Sen?

01 Nisan 2025, 23.17
A- A+

Kopyalarla yaşayan sevgilim,

Nefes alıyor gibi yaptığında gerçekten nefes aldığını sanıyorsun. Düşünmeyi, sadece kelimeleri yan yana getirmek zannediyorsun. Oysa düşünmek... bir cümleye omzunu dayayıp, içinde yıllarca ağlayabilmekti. Ve sahicilik... sen onu sadece bir mürekkeple kâğıda geçebileceğini sandın. Ama sahicilik kanla yazılır, sevgilim; mürekkeple değil.

Bazı kelimeler vardı, yalnızca gecenin üçünde acıyla kıvrananlar için anlamlıydı. Sen o kelimelerin yalnızca sesini dinledin; ruhunu değil. Bazı cümlelerse, başkasının ruhundan çalınmış, sonra birilerinin ağzında “ben de karanlık bilirim” diyen süslü bir etikete dönüşmüş...

Sen, karanlığı sadece kelimelerle mi tanıdın? Gerçekten mi? Ne zaman? Uykun kaçtığında mı, yoksa okunmuş bir yazının tadını aldığında mı?

Sen hiç o kadar sustun mu ki, hayatta kalmak için şimdi “o cümleye” tutundun?

Ben sustum. Çok sustum. Yine sustum. Ve sonra yazdım. Sadece yazdım!
Sense yazılanı okudun. Ve çaldın benden karanlığımı.

Yokluğun ortasına bırakılmış gerçek bir yalnızlıktı benimkisi.
Onu alıp süsledin.
Korkunun gölgesine biraz “aydınlık” sürdün… sonra da hakikati buldum mu sandın?

Hadi oradan! Sen karanlığı loş bir lambayla sevdin. Bense gözlerimi kaybettim.

Aynaya bakarken bile başkasının gözlüğünü mü takıyorsun, yoksa?
Gerçeğin yüzüne bile başkasıyla mı bakmaya çalışıyorsun?

Biliyor musun ki, bazı aynalar ters gösterir!

Ben yandım. Yanarken kendime ışık oldum. Karanlığımı yok ettim, küllerimden yeniden doğdum.
Sense sadece ışıktan bahsettin.

Gülüyorum. Sana değil. Kelimelerine değil. Onları senin sanmalarına…

Ben kendi içimden geçip yol yaptım. Sense, benim bastığım yolları aranan zavallı…

Yıllar önce bıraktım o koltuğu. 
Geç otur. İstersen sana yolu da göstereyim.
Ama nafile… Üzerinde hâlâ benim izim, kokum var.

Çekinme... Geç otur.
Bu gerçek senin değil, ama rol senin olsun, sevgilim.


YORUMLAR

02 Nisan 2025, 11.45
     Okuduğum en güzel yazılardan biri olmuş yine.
     O kadar içten, o kadar duygu yoğunluğu var ki birinden çıkmadan diğerine geçiş yapıyor insan . Yine döktürmüşsün yüreğine kalemine sağlık Harika..
02 Nisan 2025, 11.52
Yazıyı okurken bazı dejavular yaşadım.
Dikkat etmediğim şeyleri farkedince, buradan o kopya sevgiliyi de tebrik etmek istedim çünkü seni ince nüanslara sürüklemiş:)
Adamsın biliyorsun değil mi?

02 Nisan 2025, 12.34
Night hgdin iyi ki geldin, iyi bayramlarsmile Resmi öncelikle

Cümlelerin hepsi birbirinden derin, yaşanmışlıkla yoğrulduğu o kadar belli ki, aşk için ateşten geçilmeli derken görülüyor ki sen bu uğurda yanmayı göze almışsın, derinlik deneyim olmadan sığ kalır ama senin yarattığın bu dehlizler engin denizlere açılıyor. Kelimelerin kopyalanmasını geçtim karakterler bile kopyalanıyor, şahsına münhasır kişilikler nadir bulunuyor artık, biri birşey yapıyor tuttu mu, takdir gördümü hopp diğeri de aynını, sürü psikolojisi dediğimiz bu değil mi zaten…

Ben otantik insan severim, radyo değiliz ya aldığımızı yayacağız, çok yazardan etkilenmişimdir ama insan bu okuduklarının üzerine kendinden bir parça katarak, özgün olarak bir üst seviyeye konuyu taşıyabilmeli yoksa yazmanın anlamı kalmaz, üzerine ne koydun, farkın ne diye sorarlar. Kopyacı ezberlerin temcit pilavı gibi ısıtılarak sunulması ağzımın tadını kaçırdığından mümkün olan en eski kaynaklara ulaşmaya çalışıyorum hep . Neyse konuyu dağıtmayayım;)

“bir cümleye omzunu dayayıp, içinde yıllarca ağlayabilmekti “ bu nasıl güzel bir ifadedir cümleleri dost edinmek yoldaş edinmek, 

“Bazı kelimeler vardı, yalnızca gecenin üçünde acıyla kıvrananlar için anlamlıydı. “
Yaşayan biliri nasıl da naif anlatmışsın

“Hadi oradan! Sen karanlığı loş bir lambayla sevdin. Bense gözlerimi kaybettim.” Romantik ortamı karanlık sanan da var demek

Bunlar en beğendiklerim, her biri aforizma tadında, sustum yazdım sadece yazdım diyorsun ya, susmadan biriktirmeden taşılmıyor be Night, senden taşanları büyük bir keyidke okuyorum, yaşanmışlığına sorularına sorgularına sağlık smile Resmi

Ama sevdiiceğini bu kadar hırpalama yazık, anımı depreştirdin bak; ünide aynı böyle bir adama mektup yazmıştım hatta resim bile çizmiştim, bundan beterdi, zindanlara mı atmadım, korku filmi mi çekmedim neyse mektup etkisini hemen gösterdi adamı bunalıma sokmuşum, şaftı kaymış konuşmak istiyor;) konuşacak bir şey kalmamıştı ben zaten son sözlerimi iletmiştim, yüzümü çevirdim konuşacak bir şeyimiz yok dedim gittim. senin yazın da bu gidişi hatırlattı teşekkürler

02 Nisan 2025, 14.03
Her attığın mı gol olur be adam. Yine döktürmüşsün  ellerine sağlık. Taklitler aslını yüceltir. 
02 Nisan 2025, 16.17

Yazarken, sanki bütün o suskunluğumun üstüne usulca bir el konmuş gibi hissetmiştim. 
Ama şimdi görüyorum ki cümlelerimden çok, içim okunmuş. Yorumları okurken hem gülümsedim, hem yutkundum. Mahcup oldum. Çünkü bu kadar fark edilmek, her zaman güzel değil. Bazen insan gizli kalmak ister. Yazarak bile saklanmak ister ya hani...
İşte sizlerin yorumu, onu başaramadığımı gösterdi. İyi ki de gösterdi!

Ben sanırım yazarken biraz “gidişi” yazıyorum. Kalmak isteyenin değil, artık dönmeyeceğini bilenin sesiyle. O yüzden bazı satırlar sert geldi belki. Bilmiyorum...
Ama bildiğim bir şey var: Siz sadece okuyan değil, duyan tarafsınız.
Bu benim için ne kıymetli... ah bir bilseniz! Ve bu bana iyi geldi. Hem de çok.

Teşekkür ederim.
Yorum yazan, susarak hisseden, fark edip içinden geçen herkese.
Cümleler belki benimdi ama yankısı sizde kaldı. Ve bu yaşayabileceğim en gerçek bağ.
Melih.

02 Nisan 2025, 19.08
Şiir gibi akıcı, güzel bir yazı  desem az gelir ne desem bilemedim .Bana göre ,yani sadece geçmişte yaşadığı anıları yazabilen bir yaşlı için ,olağan üstü ,harika ve derin bir  anlatım .
 Bir kez daha okumam gerek.

 Gönülden kutluyorum.
 Selam ve sevgiler.


02 Nisan 2025, 19.47

Yaşlı değil, ben görmüş geçirmiş demeyi tercih ederim.
Sizin gibi insanlara ulaşmak için daha çok yaşanmışlık gerek bana.
Gönülden teşekkür ederim ablam, okuduğun ve hissettiklerini paylaştığın için.
Selam ve sevgiler benden de.


02 Nisan 2025, 22.19
suskunluğun böyle.. birde konuşmak isstediklerini  yazsan da aydınlansak... 
emeğine sağlık kardeşimmm...
03 Nisan 2025, 09.13
Merhaba Kızıl,

Bazı şeyler sustukça anlatır kendini, ama belki bir gün… konuşmak da nasip olur.
Şimdilik yazabildiğim kadarıyla aydınlanıyoruz birlikte.
Teşekkür ederim kardeşim.

Sevgiler...
03 Nisan 2025, 09.34
birilerine örnek olmak idolü olmak ne güzel .. ne mutlu ki sana bunu başarabilmişsin örnek alınmak yerine geçmeye çalışmaya başlandığında tehlikeli olur .Birini örnek almak güzel ama onun kimliğine bürünmek kendi kişiliğine hakarettir 
bazı şeyleri doğru yaptığını gösterir bu da 
her zaman doğru adamsın .. ne mutlu sana ki sevgilin bile olsa izinden yürümeye çalışmış 
ama kendini kaybederse yol göstermek  de sana düşer.Sen hep doğru ol ki izini takip edenler olsun yüreğin ruhun güzel kardeşim 
taklitlerinden sakınınız :)))))
03 Nisan 2025, 10.59

Ablam Kalista,
Yorumunu okurken beş yaşındaki bir çocuğa dönüştüm. Sahiplenişin, koruyuşun… öyle içime işledi ki, sadece “anlaşıldım” demekle kalmadım; kendimi, başı okşanmış bir çocuk gibi hissettim.

Ben kendimi unutmadım. Kendim olmaktan hiç vazgeçmedim. Ve bu yolu, neye rağmen olursa olsun, unutmadan, bükülmeden yürümeye devam edeceğim.
Varlığın, kelimenin tam anlamıyla kuvvet veriyor. İyi ki varsın.
Teşekkür ederim… yürekten.

Bu arada Rune’ciğim,
Bayram tebriğini atlamışım fark etmeden… özrümü kabul et lütfen. Geç de olsa bayramını kutluyorum. Dilerim gönlünce bir bayram geçirmişsindir.
Hepimiz için daha çok iç huzuru, daha çok sahici bağlarla dolu nice bayramlara…

Teşekkür ederim her birinize.

03 Nisan 2025, 12.50
Teşekkür ederin Night, hiç gerek yoktu özre smile Resmi
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın