Ekose Tarçınlı Sütlaç
03 Nisan 2025, 11.28 A- A+
Bizim nesil, ezilmiş nesilmişiz de haberimiz yokmuş. Mecburiyetten mi, yoksa başka seçeneğimiz olmadığından mı bilmem, çok haksızlıklara uğramışız da şikayet etmek şöyle dursun kimselere söyleyemeyip içimize gömmüşüz. Altmışlı yıllar kuşağının bir çoğunun böyle anıları olduğuna eminim. Benimde var, tabi ...
Emekli olduktan sonra bir gün ,sütlaç yapıyorum, tam üzerini tarçınla süslerken pat aklıma geliverdi. Yıllarca unutmuş ,silmiş sanki beynim. Sütlacı ,tarçını bırakıp, salona bir koşu gelip, yakaladığım oğluma zorla))) anlatmaya başladım.
Yeni mezunuz ,Ç.kale- Yenice Karaköy ilk görev yerim. Müdür ve eşi, ben, yine Bolu mezunu arkadaşım bir arkadaşımla ile beş öğretmenli bir okuldayım. Müdür bana dördüncü sınıfı verdi .Karısıyla birlikte, bize göre epey tecrübeli olmalarına rağmen plan program olarak hiç yardımcı olmadılar . Öğretmen olan ablam ve teyzemlerden örnek planlar vs yardımı istedim .Eğitime başladık.
İlk günlerin sıkılganlığını yenmek epey zordu. Md görev paylaşımın da bana okul gazetesi çıkarmayı verdi. Bayram konuşmaları falan hep bana verildi. Çok sevdiler beni :))
Her sınıfı dolaşıp okul gazetesi için öğrencilerden şiir fıkra ,önemli günler vb yazı resimler yapmalarını tarif edip ,örnekler gösterip 2-3 gün içinde bana getirmelerini istedim. Öğrenciler daha önce böyle bir çalışma yapmadıkları için olsa gerek, katılımları az oldu .Kendi sınıfımla da tarif ede ede bir kaç resim yazı fıkra vs hazırladık. Geri kalanını da kendim yazarak çizerek, özene bezene renkli kartonlardan hazırladığım panoya yapıştırıp ,okul salonunun giriş kapısı karşısında en görülebilecek yerine gazetemizi bantladım. Nasıl güzel olmuştu anlatamam ,el emeği göz nurumuzdu. Teneffüse çıkmaya 1-2 dakika kala gazetem hazırdı.
Sınıfların hepsinin kapısı salona açıldığından ,beğenileri görmek için bende kapıda dikildim beklemeye başladım. Önce okul arkadaşım çıktı, çok beğendi .Diğer öğrencilerin hepsi gazetenin önüne toplanıp ,ilk defa gördükleri bu şeye* hayranlıkla şaşkınlıkla bakıp incelerken ,üçüncü sınıf okutan öğretmen hanım (Müdür'ün de karısı) sınıfından çıktı, geldi geldi , gazetemize baktı baktı, ben övgü tebrik beklerken, yüzüme bile bakmadan "üçüncü sınıflardan bir yazı resim olmayan gazeteyi ben böyle yaparım" dedi ve hızla gazeteyi ortadan ikiye carrttt diye yırttı.. Ben sizin sınıfa da geldim istedim, siz vermediniz ,diyebildim mi sesim çıktı mı bilemiyorum, Sonrasını zaten hatırlamıyorum, gerçekten dondum sanırım. Kaç dakika sonraydı bilemiyorum, okul müdürü odasından çıktı bizim sınıfın kapısında donakalan bana ,bir şeyler dedi dedi, aklımda sadece - Hocanım eşim adına ben çok özür dilerim ,kendisi ikinci bebeğimize hamile sinirleri bozuk ondan olabilir, özür dilerim dedi ve benzeri bir şeyler söyledi. Sonrasını gerçekten hatırlamıyorum.
Sonraki günler ,aramızda Müdürün eşiyle aramızda görünmez bir duvar oldu. Ben ördüm o duvarı, küsmedim ama mecbur olmadıkça konuşmadım da...
O arada ben yeni evliydim, eşim Lüleburgaz' da yedek subaylığına devam ediyor, hafta sonları yanıma geliyordu.. Köy küçük yer ,çocuklar okula müjdeye gelirdi öğretmenim Zabit abi geldi diye. Yine eşim hafta sonu gelmişti. Okulda olan gazete olayını canı sıkılmasın diye hiç anlatmadım. Erkenden yemeğimizi yiyip gazetelerimizi lamba ışığında okurken , kapı çalındı, gece ev sahibi ninemizden başka gelen olmazdı. Eşim kapıyı açtı bende arkasından bakıyorum ,kimleri gördük dersiniz ,Müdürümüz ve el emeği göz nurum gazetemi yırtan karısı , tüm şirinlikleriyle eşime hoş geldin e gelmişler, Sanki hiç bir şey olmamış gibi bana da sevgi göstererek ,ellerinde kare bir kase içinde ,üzeri ekose şeklinde tarçınla süslenmiş sütlaç ...Nasıl özenmişse tarçını ekose şeklinde dökmüş bide.
Nerdeyse 40-45 sene sonra ekose tarçınlı sütlacın bana hatırlattığı olay ,bu olay işte .İsim vermiyorum .
Zaten o köyde bir yıl çalıştım .Eş durumundan merkeze tayin oldum. Daha da yüzlerini görmedim.
İşte şimdi rahatladım ,herkes öğrensin))))
YORUMLAR