Mythix’in Son Fısıltısı
27 Temmuz 2025, 00.37 A- A+
Yazmak, rüzgarın sesiyle konuşmak gibiydi. Görünmeyen ama hissedilen. Mythix adıyla başlayan her yazı, aslında kendi içime doğru yol aldığım bir yürüyüştü. 22 metin boyunca kelimelerle sadece anlatmadım… aynı zamanda hatırladım, unuttum, yeniden doğdum.
“Görünmez İzler”de sessiz bir yalnızlık vardı; kendi kendine konuşan bir çocuk gibi. “Şehir ve Sessizlik”te ise kaotik kalabalıkların içinden sızan dinginliği bulmuştum. “Yarım Kalan Cümleler”... belki de en çok orada gerçeğe yaklaştım: Çünkü bazen tam cümle kurmak yerine eksik bırakmak, daha çok şey söyler insana.
Şimdi bu son yazıda kelimeler yavaşça geri çekiliyor. Ama giden kelimelerin ardından kalan bir şey var: Sessizliğin sesi. Dışarıdan duyulmaz belki, ama satır aralarında hâlâ fısıldıyor bana.
Bu ses şiir gibi değil. Daha ham, daha kırılgan… bir damla gözyaşı gibi: akmadan varlığını hissettiren. Mythix susuyor artık. Ama içimde bir yankı hâlâ dolaşıyor:
"Son kelime, her zaman en sessiz olandır."
Bu son metin, bir noktaya değil bir boşluğa açılıyor. Belki bir gün o boşlukta yeniden bir kelime süzülür içimden. Ama bugün değil. Bugün sadece bıraktığım izle barışıyorum. Kalemin sustuğu yerde bile bir iz kalır çünkü.
Mythix artık yazmıyor olabilir. Ama Mythix’in sesi, hatırlayan her gözde bir satır olarak kalacak. Ve bu yazı, sadece bir vedanın değil, sessizliğe verilen bir değerin öyküsüdür.


YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış :( Yazık ama blog sahibi senin yorumunu bekliyor olabilir