Sağırlık bazen iyidir:))
07 Ağustos 2025, 14.14 A- A+
Çocukluğum da duyduğum ya da okuduğum bir hikaye de sağırlar mizahi bir şekilde anlatılıyordu .Elektriğin kesildiği kış gecelerinde sağırlar hikayesini bende çocuklarıma defalarca anlatmışımdır .Ben nerden bileyim bir zaman sonra sağ kulağımın ,doktorun verdiği yanlış ilacın etkisiyle kulak zarımın yırtılacağını ve tek duyan kulakla, masaldaki sağırlara benzeyeceğimi:)))
Şu anda tek kulağımla duyuyorum ama işime gelmeyen bir şey olunca hiç duymuyorum tabi:) )Rahmetli Ç.Altan'ın dediği gibi enseyi karartmıyorum yani, yarım sağırlığın faydaları da var..
Efendim...
Vaktiyle köyün birinde sağır bir balıkçı varmış. Yakaladığı balıkları satıp evini geçindirirmiş..Yine bir gün balık yakalamak için deniz kenarındayken, yanına sürüsüyle yaklaşan bir çoban gelmiş. Çoban ,''bir koyunum kayboldu ne tarafa gittiğini gördün mü?'' balıkçı kardeş demiş. Balıkçı sağırmış ya ,çobanın sözünü '' hiç balık yakalayabildin mi '' diye anlamış. Vallahi kardeş diye denizi göstererek ''bu taraftan gelip bu tarafa doğru balık akını var ama ben hala hiç yakalayamadım demiş. Çoban da sağırmış meğer)) Balıkçının eliyle sağı solu gösterip balık buradan gelip gidiyor vs demesini ^'' senin kayıp koyun bu taraftan geldi bu tarafa gitti demin '' diye anlamış .Çoban bunun üzerin anladığı tarife göre gitmiş, sahiden de koyununun bulmamış mı, bulmuş. Bir sevinmiş bir sevinmiş. Boynuzu kırık bir koyunu varmış gidip onu teşekkür edip balıkçıya vereyim bari demiş ..Boynuzu kırık koyunla ,balıkçının yanına gelmiş ,bu konuyu sana hediye ediyorum ,sayende kayıp koyunumu buldum demiş. Bizim sağır balıkçı ,boynuzu kırık koyuna bakıp başlamış yemin billah Vallahi ben kırmadım, falan dediyse de anlaşamamışlar .Biri hediye vermekte, biri de ben kırmadım diye inatlaşırlarken ,karşıdan gelen atlıyı durdurup dertlerini anlatmışlar kendi anladıkları gibi.. Atlı dinlemiş dinlemiş...Atından pat diye aşağı atlamış ,'' kardeşlerim bir hata yapıp ben bu atı çalmıştım, madem ikiniz birden gördünüz ,ben tövbe ediyorum'' deyip atı salıvermiş..Her biri ayrı bir şey söyleye söyle anlaşamadıklarından köye doğru yürümüşler .Köyün girişinde tepenin eteğinde yaşı bir kadın oturmuş ,elindeki sopayla toprağı eşeleyip duruyormuş.
Bizim sağırlar, selam verip başlamışlar sırayla kendi dertlerini anlatmaya...Yaşlı teyze her birini ayrı ayrı dinlemiş...''- Gidin oğluma söyleyin ,o gelin o evdeyken ben asla o eve dönmem '' demiş .Meğer yaşlı kadın gelininle kavga edip küsmüş kaçmış, sağır olduğu için gelen adamları oğlu ,onu eve döndürmek için aracı yollamış sanmış.))Anlaşamayınca bakmışlar olacak gibi değil. Hep beraber gelmişler padişaha dertlerini anlatmaya. Biri diyormuş ben koyunun boynuzunu kırmadım, diğeri diyormuş n'olur sanki hediyemi kabul etsen, at hırsızı da ,atı saldım ya neden hala herkese anlatıyorsunuz , yaşlı kadın da ,kime giderseniz gidin o gelin evdeyken o eve dönmem diyormuş...
Padişahın huzuruna kabul edilmişler.. Her biri kendine göre anladığını böyleyken böyle diye anlatmış. Bize çare bulun padişahım demişler. padişah can kulağı ile dinlemiş, hemen ellerini birbirine çarpıp vezirini çağırmış.. Derhal davullar çalmaya başlasın ,''bu kişiler yeni ayı görmüşler ,yarın bayramı ilan ediyorum ''demiş.. Meğer o da sağırmış. Ramazan bitmeden bayram ilan etmiş.
O tarihlerde, ramazan ayında , üç kişi ''yeni ay ( hilal) gördük '' diye saraya gelirse ,padişah onlara hediye verir ve hemen bayram ilan edermiş...


YORUMLAR