Dikenlerin Ardındaki Büyülü Koku
17 Ağustos 2025, 17.31 A- A+
Gül, sanki hayatın bir aynasıdır; dallarında hem aşkın en tatlı şarkısını, hem de acının keskin
fısıltılarını taşır. Dikenleri, bir sır gibi saklar o eşsiz kokuyu; dokunmaya cüret eden elleri sınar, sabrı olmayanları geri püskürtür.
"Gülün dikenine dokunmamayı öğrendiğinde kokusunu hissedersin" der bir bilge ses, sanki evrenin
kulağına eğilip usulca fısıldar: Hayatın en güzel hazineleri, dikenli yolların ardında saklıdır.
Dikenler, hayatın fırtınalarıdır; bazen bir ihanet, bazen bir kayıp, bazen de içimizdeki sessiz bir yara.
Onlara öfkeyle uzanırsan, ellerin kanar, ruhun gölgelenir. Ama bir an durup gökyüzüne bakarsan,
rüzgârın dallar arasında taşıdığı o büyülü kokuyu duyarsın. İşte o an, dikenlerin bir düşman değil,
bir rehber olduğunu anlarsın.
Gülün kokusu, hayatın vaat ettiği umuttur; bir sevgilinin gülüşü, bir hayalin gerçeğe dönüşü, ya da
günün ilk ışığında ruhunun bulduğu huzur. Ama bu koku, sabrın dansıyla açığa çıkar.
Tıpkı bir nehrin, taşlı yolları aşarak denize kavuşması gibi, sen de dikenlerin arasından süzülmeyi
öğrendiğinde, hayatın en güzel melodisini duyarsın.
Dikenler, seni yormak için değil , güzelliğin kıymetini öğretmek için oradadır. Gülün dikenine
dokunmamayı öğrenmek, bir bahçıvanın inceliğini kuşanmaktır. Parmaklarınla değil, kalbinle
dokunursun hayata. Her diken, bir ders; her yara, bir bilgelik taşır.Ve bir gün, dikenlerin gölgesinde
değil, gülün kokusunda bulursun kendini.
Çünkü hayat, sana dikenleriyle değil, sana sunduğu o eşsiz kokuyla hatırlanır.


YORUMLAR