gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

DOKUZ....

15 Kasım 2025, 13.08
A- A+
        Tam 93 kişiydik. Şimdi maalesef 91 kaldık. Tanıştığımız da 12 yaşlarındaydık. Hepimiz çok zekiydik. Sınavla alınmış 93 çocuk. Zıpkın gibi, çevresindeki herkesten daha zeki ama hayat dolu 93 çocuk…Çoğumuz çoğumuz ile çok iyi anlaştı. Ama biz 9 umuz bir birimiz ile kardeş olduk. Tüm ergenlik hayatımız beraber geçti. İlk Ahmet emmimi kaybettik, Erkan’ın babasını. Sanırım 16-17 yaşlarındaydık. Kalp krizi. Sonra Mustafa amcam vefat etti, Fazıl’ın babası. Ahh Mustafa amcam vahhh Mustafa amcammm. Sonra ben anamı kaybettim. Bana ilk “ Başımız sağ olsun” u dilleri ile değil gözleri ile bu canlar bana söyledi. Onlar merhem oldu her yarama.
         Hep kötü günlerimiz olmadı tabi. Aslında çoğu günümüz çok güzel geçti. Düğünlerimizde bir birimizin şahitleri olduk mesela. Çocuklarımız dünyaya geldi, beraber hoş geldin dedik. Her iyi ve kötü günde yanımda hep onlar vardı. İlk onları gördüm. İlk onlar ağladı veya güldü.
Bazen ayrılıklar girdi araya. Başka başka şehirler hatta ülkeler girdi aramıza ama hiç biri bizi koparamadı. Her fırsatta görüştük, dertleştik, ağladık, güldük. Ve 5 yıldır yine bir birimizi tanıdığımız şehirde buluştuk. Eşlerimiz de bir biriyle içli dışlı oldu, hatta dost oldular. Hep beraber ülke içi, ülke dışı turlar düzenledik. Meyhaneler hatta butik oteller kapattık, yedik, içtik, gezdik, tozduk.
          Tüm akrabalarım bilirler, ben Cumartesi akşamları doluyumdur. Öyle oturma, akraba görüşmelerine hatta düğünlere bile Cumartesi akşamları katılmam. Yakın çevrem oğlunu veya kızını evlendirecek ise Cumartesi günlerine düğün falan koymazlar. Çünkü biz her cumartesi akşamı sabaha kadar beraberizdir. İçen içer, kılan namazını kılar ama beraberizdir. Bazen ayağa kalkar göbekler atarız bazen saatlerce ağlarız beraber.
           Bugün de bir Cumartesi. Etler sipariş verildi. Kimler müsait ise akşam için alışverişleri yapacaklar. Ama biliyorum ki biz bu akşam hiç gülmeyeceğiz, hep ağlayacağız. Belki de 10 cümle kurmayacağız tüm gece sabaha kadar. Çünkü birimizin hasta olduğunu öğrendik bu hafta. Sonu yakın zamanda bitecek olan türden bir hastalık…
            Yemin ederim her buluşmamızda şu cümleyi ayrılırken yıllardır söyleriz hep bir ağızdan. “ Bir gün hepimiz birimizin cenazesine, son kalan ise hepimizin cenazesine gidecek. “ Sanırım hepimizin birimizi yolcu etme zamanı çok yakın. İçim acıyor. Kaç gündür yiyemiyorum. Dalgınım. Ağlıyorum. İnsanlardan kaçıyorum. Ben arayamadım geçmiş olsun demek için. O aradı beni. “ Neden aramadığı yani arayamadığı biliyorum. Cezanı kestim, Cumartesi saç kebabı sen yapacaksın” dedi. Şu an ağlayarak yazdığım bu satırlardan sonra kasaba gidip eti alacağım, sonra market alışverişi. Bağa gidip sobayı yakacağım ve masayı hazırlayacağım. Sonra mı? Hıçkırarak, bağıra bağıra onlar gelene kadar ağlayacağım. Ve herkesin cenazesine giden son kişi olmamak için dua edeceğim. Muhtemel bir tanesi bile bu kalbe ağır çünkü… TuRK…

YORUMLAR

15 Kasım 2025, 21.45
Son zamanlarda yaşanan tuhaf ilişkiler, çıkar kokan riya kokan sözde arkadaşlıklar, menfaate kurban
 giden sözde dostluklar falan var ya hani, yazınızı okuyunca beni daha çok acıttı sanki.
Yalan dünya dedikleri bu işte. Sadece ölüm gerçek harici herşey yalan aslında. Ne desek boş. Güzel 
anılar birikmiş neyse ki. Ne mutlu sizlere. 
Öyle ya anlar gidiyor anılar kalıyor sadece. 
Sabır ve metanet diliyorum. 

16 Kasım 2025, 11.27
Önemli olan" Ufak çakıl taşları biriktirebilnek " şu hayatta sevgili Lila, teşekkür ederim 
16 Kasım 2025, 13.56
Hani en çok neye hayranlık duyuyorsun deseler, kuşkusuz yıllara meydan okuyan dostluklara derim.
Bu gibi durumlara verdiğimiz tepkiler çok benziyor. Bu yüzden  seni çok iyi anlıyorum. Bazı acılatın tesellisi olmuyor, kaçmak daha makul gelmiştir bana da hep. Bu nedenle bu gibi elim durumlarda nasıl teselli edilir pek bilmem. Yine de görünce yazmak istedim. Arkadaşın için geçmiş olsun diyemiyorum. Artık bazı hastalıklar geçmiyor. Eskiden olsa 'umudunu kaybetme' derdim, artık diyemiyorum maalesef. Post-viral sendromlar bağışıklığı zayıflattığı için kemoterapi'den tutalım da antibiyotiklere kadar pek çok tedavi yöntemi başarısız oluyor. Bu derece duygu yoğunluğu olan bir yazıya böyle yorum yapmak beni biraz utandırıyor fakat 'toplum sağlığı' konusunda farkındanlık kazanana kadar geçmiş olsun yerine böyle şeyler yazıyorum. Uzun yıllara dayanan blog arkadaşlığımızdan cesaret alarak ve hoşgörüne sığınarak buraya da yazdım..
 Ölüm kaçınılmaz, kalanlar için 'iyi yaşamak ve yaşatmak' tek tesellimiz galiba. Sağlıcakla kal.

16 Kasım 2025, 15.14
Sevgili Bilge, seninle hiç konuşmadık, salonlarda hiç denk gelemedik. Ama şahsına büyük sempatim var. Bunu özellikle belirtmek istedim. Çok uzun zaman sonra ( sanırım 10 yılı geçti) blog yazdım, arkadaşım Fazıl 12 yaşımdan bu yana her zaman hayatımda en yakınında olan, manevî veya maddi ilk yanımda bulduğum kardeşimden öte olan birisi. Kendisine baksam ona kıyamıyorum, çocuğuna çoluğuna dayanamıyorum. Evde kalsam duvarlar üzerime yürüyor, dışarı çıksam sokaklara siğamiyorum. Ağlasam olmuyor, gülsem içim açıyor. Vallahi ve billahi markete arabayla gittim ve arabayı unutup yürüyerek eve döndüm. O derece fenayım... 
18 Kasım 2025, 15.31
''Serçenin ölmesinde bile bildiği vardır kaderin. Şimdi olacak bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa, bugün olmaz. Bütün mesele hazır olmakta."
Ama asıl sorun beklemek. Beklemek cehennemdir değil mi?
Zamanında, doktorların tanımı ile artık bir şeylerin yapılmasının imkansız olduğu, yani bir ölünün başında 14 gün boyunca ölümü beklemiş biri olarak sadece sabır dileyebiliyorum...
18 Kasım 2025, 21.10
14 gün... Az diyene çok... Duruma göre çok diyene az gelebilecek 14 gün... Beraber saniye bile önemli diyebileceğin birisi için bir ömre bedel olsa gerek.. öncelikle ben bu 14 gün için sabırlar temenni ediyorum.... 
Beklemek.... Bazen cennet, bazen cehennem... Ama bekleyecek birilerinin olması önemli olan...Ne demiş Üstad...
Ne hasta bekler sabahı/ Ne taze ölüyü mezar .... Al işte koskoca bir ömrün yegane anlamı ancak böyle iki mısrada gizli... Teşekkür ederim DistuRbed... Beklemeyi ve sabrı paylaştığın için... sağolasın 
21 Kasım 2025, 11.49
Gözlerim buğulana buğulana okudum. Nesli bitmek üzere olan  sevgi dolu güzel insanların, kendi gibi temiz güzel dostlarını kaybetmesi ,yaşanması çok acı bir duygu. Sizi ancak size yakın duyguları yaşayanlar anlayabilir. Teselli edecek bir cümle bir söz yazayım diyorum bulamıyorum. Allah sabrınızı arttırsın diyebiliyorum. Tamamen geçmiyor böyle acılar ama zamanla  azalır umarım...Sevgiler güzel insan...
22 Kasım 2025, 02.02
Önemli olan acıyı ve mutluluğu paylaşabilmek... Teşekkür ederim perperike.. 
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın