Merhaba Perperike
"Polat kırmızı atkı" diye arattım google'da bir şey bulamadım. Deliyürek'de de yoktu bildiğim kadarıyla. Ramiz Dayı beyaz takıyormuş, zaten de 2008'de yayınlanmış. Hangi Polat bu? Bulamadım bir türlü.
Kırmızı fuları falan komünist gruplar takar. Yeşil parkamın üstüne kırmızı atkı takıyordum bir ara. Gerçi metaforik olarak "Redneck milletin efendisidir" demiş de olabilirler :)
Bunca yıllık subliminal mesajcıyım böylesine denk gelmedim, bu çocuklar ne yapmaya çalışmışlar, cidden kafamı karıştırdılar, lütfen bilen biri aydınlatsın. :S
45 kişilk sınıfın nerdeyse tümünün yanlış söylediğini sanmıyorum. Üstelik ilk okul değil sekizinci sınıfta dersteydik Yani 14-15 yaş grubu..Bu nedir böyle sorduğumda gülerek öğrenciler söylemişlerdi. Ben o diziyi bilmiyordum . Baş rol oyuncusu belki bir kaç bölümde kırmızı atkıyı kulanmış o sırada erkek öğrenciler özenmiş olabilir... Araştırma zahmetiniz için çok teşekkür ederim...Benim amacım ,bir anlık gördüğüm bir detaya bakarak ,görerek öğrenme uygulama yapılabildiğini vurgulayabilmekti. .Konu zaten kırmızı atkı değil ,o sadece bir detaydı...Keşke günümüz dizilerini taklit etmek, o eskinin kırmızı atkısını takmak kadar masum olabilseydi.
Sevgili Bilge,, kıymetli zamanını ayırıp yorum yazdığın için çok teşekkür ederim. Bende baktım kırmızı atkılı Polat artık yok.))),acaba daha eski bir dizi miydi.? Ya da resimleri falan kaldırttılar mı ?Ama dün gibi aklımda kalan Polat isimli mafya babasını canlandıran oyuncunun kırmızı atkı kullanan resimlerini gazetelerde falan çok görürdük. .Ama izlemediğim bir diziydi. ne diyeyim bilmiyorum.A
Selam ve sevgiler.
Selamlar Perperike, o kadar önemli bir konuya değinmişsiniz ki...Dizi film kahramanlarının günümüz gençleri tarafından idantifiye edilmesi, ekranlara getirilen her karenin özenle seçilmesini gerektiriyor. Ancak yapımcıların silah, şiddet, argo, türlü sapkınlıkları izlenme oranını artırmak için kullanmaları ve maddi çıkarlarını her koşulda öncelemeleri gerçekten inanılmaz bir sorumsuzluk. Ne yazık ki bizde önemsenmeden ekranlara yerleşen siddet, cinayet, sahtekearlık, öfke, saldırganlık, içeren dizilerimiz artık dış pazarlarda yasaklanmaya başladı. Örneğin Azerbaycan Türk dizilerini ( diğer yabancı dizileri de) yasaklarken Rusya da Türk Dizileri için yasak çağrısı başlattı. Kurtlar Vadisi Almanya ve Irakta yas aklanırken biz yıllarca bunu ekranlara getirdik. Yabancı ülkelerce yasaklanan ve bizde yıllarca popüler olan ve reyting rekorları kırmış olan dizilerimizin listesine internetten herkes kolaylıkla ulaşabileceği için ben örnekleri fazla uzatmıyorum. Ancak gerek bizde gerekse yakın çevremizde artık kimse Türk dizisi izlemiyor. Kurunun yanında yaş da yanıyordur. Elbette arada değerli ve güzel diziler de ekranlarda yer alıyordur ama %90 nı böyle olunca dizi izlemez ve küçüklerimize de izletmez olduk.
Sevgili Ladın, seninde aynı durumda rahatsız olduğunu görmek ,bu konuda yalnızolmaxıpımı gösterdiği için daha mutlu oldum.
Şikayetleri gerekli mercilere iletebilirsek önlem alınmasına faydamız olur umarım.
Sevgili Ladin yazım bitmemişti demin
,Kıymetli yorumun için çok teşekkür ederim.Muhteşem yüzyıl dizisini yarısına kadar izlemiştim.O zamandan beri hiç bir dizi ,yarışma tanışma görüşme :))) izlemiyorum çünkü hepsi kurgu ve kötü .Belgeseller ,ülke tanıtımları ve saire izliyorum.Çin kanalı CGTN izliyorum ülkemde ilgili önemli bir haber varsa anında haber olarak veriyor. JAPON kanalı programlarına özeniyorum.Örnek alsak çok güzel olur.Her iki kanalda da da en ufak ahlaka mugayyir bir görüntü görmedim...
Yorumun için teşekkür ederim.Selam ve sevgiler..
Maalesef ki şiddet seven bir toplumuz... Ben dizilere çok çok çok fazla da suç bulmuyorum... Sonuçta o diziler izlendiği için çekiliyor ve izlenmeye devam edildiği için de 100 lerce bölüm oluyor... Nasıl ki reyting almayan dizi bir iki bölümde yayından kaldırılıyor ise, onları da izleyen olmasa bu kadar uzun sürmeyecek hatta zaman içerisinde bu tür diziler çekilmemeye başlanacak... Sonuçta onlar işin ticari yönüne bakıyorlar...
Bu arada eğitim gerçekten aileden başlıyor, bizler öğretmenimizi sokakta görsek çekinirdik, sevgi, saygı ve korku ile birlikte öğretmenimize ters tek söz bile söyleyemezdik... Ya da öğretmenimiz bize bağırdı veya bi tokat attı (misal) diye anne babamıza şikayet etsek, bi de anne babamızdan fırça yerdik... Ama şimdi sen kimsin benim çocuğuma bağırıyorsun, tersliyorsun vs. diye çocuğunu savunup öğretmene çıkışıyor aileler... Böyle olunca da çocuk kendini dokunulmaz, her istediğini yapar ama ona kimse birşey diyemez düşüncesiyle yaşıyor... Vs. vs. yani kısaca naparsak biz aileler yapıyoruz çocuklarımıza...
Selamlar ! мυятι benim eleştirim de zaten işin ticari yönünü önemseyip, moral etik ve ahlaki yönünü yok saymaları. Ne yazık ki günümüzde herşey para ve meta oldu.."Onlara suç bulmamak" demek " yaptıklarını normalleştirmek " anlamına geliyor. İşte bu noktada artık kontrolsüzlüğe her yapılanı "mübah" görmeye adım adım yaklaşmaya başlıyoruz.
Ayrıca ülkemizde her sektör için etik kodlar oluşturulmuşken medyada bunun önemsenmemesini çok yadırgıyorum.
Sevgili Murti,
ekonomisi çok iyi olmayan ve okuma yazma oranı çok düşük olan ülkelerde ( yani biz ) başka eğlenceye maddi güç yetmeyince tek eğlence aracı mecburen televizyon oluyor. Çok zengin eğitimli birilerinin tv başı da uzun süre kaldığı yoktur.Kalsa bile eğitimli olan kişi tv ne görse etkilenmez,Ama yaşı küçük ve cahil kesim ,film veya dizide ,kurgu programlarda ne görse gerçek sanıp özenebilir ki özeniyor da...Bunu gerçeği dizi yapımcılarının ,oyuncularının ,hatta tv kanallarının ,bilmemesine imkan yok. Denetim kurumu gerekli görevi yapmadığı için ,her türlü şiddet ,ahlaksızlık içeren dizileri ,toplumun yozlaşmasını bile bile yapıyorlar. Para hırsı için ülkeme bu kadar kötülüğü yapmamaları ne kadar etik olur ?ama yapıyorlar. OYUNCULAR harcayamadıkları kadar kazanıyorlar, gözleri doymuyor .Yurt dışına gidip oralara yatırım yapıyorlar. E,skiden de belki şiddet ,ahlaksızlık vardı ama yapan dışlanırdı,ve utanç vesilesi olurdu,Şimdilerde misal zina eden kadın ,hiç sıkılmadan utanmadan göğsünü gere gere evet kaçtım yaptım vb diye biliyor.. Bu konuda çok tespitlerim var da bunları karşılıklı konuşmak lazım burada zor oluyor.:))
İkinci paragrafta yazdıklarına noktasına kadar katılıyorum.Aile terbiyesi görgüsü şart.Eskilerin bir sözü vardır" anneannesi koruk yemiş, torunun dişi sızlamış" diyerek ,ailelerin edebini soyadı dayandığım anlatır...
Yorumun için eline ,yüreğine sağlık. Çok selamlar, sevgiler...
Maalesef ki öyle Ladin06... Fakat gerçekte şu ki günümüzde birçok TV kanalı var ve bir tanesi böyle bir dizi, program vs. yapıp yüksek reyting alınca diğerleri de aynı yolu izlemek zorunda kalıyor... Medyanın tek kazancı reklamdır, reklamda reytingleri en yüksek programlara genellikle veriliyor.. Vs. vs. neyse savunuyormuş gibi oluyorum ama yanlış anlamayın sadece hepimizin bildiği şeyleri dile getirdim... Umarım yeniden aile dizileri, komedi dizileri, eğitici ve eğlenceli programlar, bu tür programların yerini alır...
YORUMLAR
Bu arada eğitim gerçekten aileden başlıyor, bizler öğretmenimizi sokakta görsek çekinirdik, sevgi, saygı ve korku ile birlikte öğretmenimize ters tek söz bile söyleyemezdik... Ya da öğretmenimiz bize bağırdı veya bi tokat attı (misal) diye anne babamıza şikayet etsek, bi de anne babamızdan fırça yerdik... Ama şimdi sen kimsin benim çocuğuma bağırıyorsun, tersliyorsun vs. diye çocuğunu savunup öğretmene çıkışıyor aileler... Böyle olunca da çocuk kendini dokunulmaz, her istediğini yapar ama ona kimse birşey diyemez düşüncesiyle yaşıyor... Vs. vs. yani kısaca naparsak biz aileler yapıyoruz çocuklarımıza...