Kısa Kısa -1
09 Nisan 2026, 23.27 A- A+
Kısa Kısa 1
İki odalı kiralık evimiz ,yıllar öncesi subay polis gibi memurları misafir ederken, yıllar sonra eskiyip modası geçip ,tamir tadilatla ayakta durduğu için, kiracı profili epey düşmüştü. .Babama kiraya verme babacığım dedikçe babam mesleği geliri ne olduğu belli olmayan ,ama tatlı dilli kişilere kiraya vermeye devam ediyordu. Eğer tatlı dilli olup babamın gönlünü kazanmaya devam ederlerse, odunlarını çıralarını kapılarına bırakır, su ve elektrik faturalarını bile
öderdi.. Kira vermeyen ,suratsız kiracıları da bize şikayet eder, eşimden yardım istemez ama ima ederdi sanki. Böyle durumlar olduğunda babama ne olur şu evi kiraya verme, sabit geliri olan zaten burda oturmaz derdik ama ,sanırım can sıkıntısına kiraya vermeye devam ederdi. Bu arada babam seksenli yaşlardaydı ve epey sağlık sorunları başlamıştı .
Gene böyle suratsız bir kiracı babamı üzmüş ,bu defa bize de söylememiş...Evimize yakın karakola gitmiş komiser yakınımıza sohbet anında konuyu anlatmış ,sonunda da '' tüfeğimi alıp gidip vurucam kiracıyı'' demiş .Komiser ne dese beğenirsiniz.'' aman amcam sakın ha öyle bir yanlış yapma sakın, hatırım varsa sende'' demiş.. Babam bu ricadan çok mutlu olmuş )) ,gelip bize anlattı. .İyi ki seni vaz geçirmiş falan dedik. Sen bilirsin dese sanki yapabilecek mi?Asla yapamazdı. Zaten tüfeği bile zor taşıyacak yaştaydı. Nur içinde yatsın. Geçen de facebook da babamın resmini paylaşmıştım. Hiç beklemediğim kadar seveni sayanı varmış onlarca güzel yorumlar yazıldı ..Hatta eskiden ilimizden millet vekili ,sonra bakan sonra başbakan yardımcısı olan aynı zamanda sınıf arkadaşım, babam için zamanımızın en dürüst en saygı değer en çalışkan olan babanızın yeri doldurulamaz , rahmetle anıyorum falan uzun bir yorum yazmış gözlerim yaşardı... Öldükten sonra güzel anılmak her kula ,bize de nasip olsun inşallah.
Kısa Kısa -2
Bu da ablamdan bir yaşanmışlık...
Ablamda sınıf öğretmeniydi. .Şimdiler de de öyle mi bilmem ama eskiden ilkokullarda ,çok zor da kalmazsak sınıf ta öğrenci bırakmazdık .İyi notlar alabildiği bir dersini öne çıkarıp mezun bile ederdik..İyi ki de öyle yapmışız ,taaa elli yıl önce okuttuğumuz öğrencilerimiz bile kocaman olmuşlar hala bizi bulup minnetle el öpmeye geliyorlar .Ablam da öyle anlatıyor..
.Zar zor okuma yazmayı biraz öğrenen, biraz da dört işlemi yapabilen, ailesini imkansızlıklarını bildiği öğrencisini mezun etmişler. Bir zaman sonrası gece yarısı epey geç vakit ablamın kapısı çalınıyor .hayırdır inşallah deyip kapıyı açınca, o zar zor diploma verebildiği öğrencisi gelmiş onu görüyor.. Hoş geldin ,hayırdır ne oldu falan diye sorunca -Öğretmenim bir şey soracaktım size, yetim ,annesi ölene mi denir, babası ölene mi denir, öksüz hangisine denir? kafam karıştı bilemedim onu sormaya geldim size demiş. Ablam sorularını cevaplamış ama, merakını da yenememiş, gecenin bir yarısı nerden geldi aklına bunları sormak diye sorunca ,öğrencisi cevaplamış: -Öğretmenim roman yazmaya başladım da annesi olmayan çocuğu yazacağım ,ona ne denir karıştırdım onu öğrenip roman yazacağım ondan geldim .demiş.
Kısa Kısa -3
Bu da yazlık komşumdan:
2006-2007 yıllarıydı sanırım: Henüz diş hastaneleri açılmamışken. Devlet Hastaneleri, ihtiyaç dolayısıyle diş hekimlerine gece nöbeti koymuştu. Sevgili komşum haftada bir gece nöbetine gidiyordu. Bir gece nöbetinde gene geç vakit hasta kalmamışken, hemşiresi kahve yaptım buyur gel kahve iç dinlen biraz diyor. Komşum kahve içmeye dinlenme odasına gidip kahve içip arkadaşlarıyla sohbet ederken. nöbetçi hemşire gelip _ bir hasta geldi dr hanım diyor. Komşum kahvem bitsin hemen geliyorum diyor. Aradan bir dakika geçmeden nöbetçi hemşiresi tekrar gelip Dr hanım hasta doktor gelsin diye tutturdu. falan deyince ,komşum kahvesini içemeden az biraz sinirle muayene odasına gidiyor .Hasta epey yaşlıca bir hanımmış. .-Şikayetiniz nedir ? diye rutin soruyu sorunca ,yaşlı teyze başlamış ah kızım ah çok şikayetim var bir gelin var bende, Pabuç gibi dili var vs vs... Dişi unutup gelinini şikayete başlamış.. Hastanın durumu neydi diye sorduğumda ,'' hafif bir ağrısı varmış ilaç verip yolladım ,ama önce gelin şikayetini sonuna kadar dinleyip haklısın teyzeciğim dediğini söylemişti.
Eskiden internet yok, bilgisayar henüz yeni yeni evlere giriyorken biz o zamanlar böyle şimdilerde basit sayılabilecek anılarımızı birbirimize anlatıp güzel zamanlar geçirirdik..
Bilgisayar evimize girdikten sonra bir kaç anım var ,cahilliğime şimdi bile gülüyorum....
İnşallah bir gün yazarım..
Selam ve sevgiler...


YORUMLAR