gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Kız çocuğu!

17 Mayıs 2026, 13.49
A- A+

      Benim canım Prenses kızım! Minicikken çok tatlılar değil mi? Zamanı geldiğinde,
Prenses kızlar, yetişkin bireyler olacaklar. Hangimizin içinde bir prenses yok ki!
 Ailemin ortanca çocuğu olarak ben, prensesliğin kıyısından dönmüşüm.
      Benim kızım yok. İki yakışıklı oğul annesiyim.
Çocuklarım, gelecekte güzel bir hayat kurmak ve mutlu olabilmek için derslerine çalıştılar.
Şu an, kendime kıyak geçtiğimi farkettim! ''Niye ki? ne oldu? neden? nasıl?'' diye sorularınızı
duyar gibiyim!
     Başarılarının ve her ne yaparlarsa yapsınlar, sonucunun yine onları bulacağını salık veren bendim çünkü.
    Anne baba evinde sürdürdükleri hayatın daha iyisini yaşamalarını istemek
 her ebeveynin biricik arzusudur.
       İlk çocuğa sorumluluk verirler, son çocuk hep küçüktür.
Ortanca çocuk ise pek görülmez, sanki daha özgürdür!
    Ah anneciğim, yaz başlarında bütün evin altını üstüne getirirdi.
Ablamla beni de bu işe ortak ederdi. Anneme çok kızardık.
 Yatak, yorgan, battaniyeler, halılar güneşe serilir, dolaplar tekrar düzenlenirdi.
Yorulduğumu hatırlamıyorum da, onca karmaşa arasında, arkadaşlarımla oyun
oynayamadığıma canım sıkılırdı.
   Çamaşır yıkansa, sermek bizim işimizdi. Haftada bir temizliği de birlikte yapardık.
Akşam yemeklerinin bulaşıklarını ablamla dönüşümlü yıkardık. Ablam, ''dün ben yıkadım''
der, çıkardı işin içinden, inatlaşırdık.
     Babacığım, bir elmayı bile eşit pay ederdi bize. Pazardan eli kolu dolu filelerle geldiğinde,
yolda karşılardık yükünü hafifletmeye. Emeğine gösterdiğimiz saygı sevgiydi bu. Çarşıdan aldığı ekmek
filesinin üstünü ceketiyle örterdi, bakkalımız görmesin diye. Sofrada, gayet ciddi ses tonuyla,'' Bu yemek
çok güzel olmuş, kızım sen mi yaptın? Eline sağlık'' der, muzipçe annemle bakışmalarını yakalardım.
Gel de büyüdüğünü anlama!
Dışarıda yemek yemez, ona verilen herhangi bir yiyecek varsa eve getirir bizimle paylaşır.
Anlıma konan kocaman elin altında hastalandığımı fark etmezdim.
   Okuma hayatımızı desteklediler. Ta ki üniversiteyi kazanana kadar. İki kızın peşinden ayrı şehirlere
gidemeyeceklerini söylediler. Hem kız çocuğu olduğumuzdan, hem de coğrafyaya ait,
etrafa olan güvensizliklerinden. Eğitim hayatımız ellerimizden kaydı, gitti.
   Oysa hayallerim kartal gibi yükseklerde uçmaktı!
   Ama bu haksızlık değilmiydi?
            Neydi Sevgi?
            Sevgi emekti.
                               Hani emeğim?
   Pervasızca, yeni buzdolabını sırf beğenmediği için, eşine bas bas bağırıp ''İstediği marka buzdolabını
almazsa, dolabı balkondan atacağını'' söyleyen hanım kızımızın, haberini duyduğumda...
Hayret ve dehşetle ağzım açık baka kalırım.

    Her sabah bir çocuk uyanır içimde.
    Her şeye inat gülümseyerek.

        Umursamadığımdan değil,
        duyumsadığımdan hayatı.

    Hesapsızdır yaşamak,
    alıp verdiğim nefes bile emanetken...
                                                    Nazım Hikmet 

YORUMLAR

17 Mayıs 2026, 20.06
Yüreğine Kalemine Sağlık Paticanımmm evet .. Hesapsızdır yaşamak alıp verdiğim nefes bile emanetken..
18 Mayıs 2026, 11.33
"O kadar zarif, o kadar derin ve içten bir yazı ki sevgili Patişşe... Okurken hem o eski güzel günlerin, babanızın o naif ve asil düşüncesinin kokusunu aldım hem de yarım kalan hayallerin burukluğunu içimde hissettim. Ortanca çocuk olmanın o sessiz özgürlüğünü, evdeki o tatlı telaşları o kadar içeriden anlatmışsınız ki, sanki yanınızdaymışım gibi... Hayaller belki coğrafyaya takılmış ama siz içinizdeki o kartalı hiç susturmamışsınız. Kendi içinizde büyüttüğünüz o uçsuz bucaksız özgürlüğü bir bilge gibi evlatlarınıza aşılamanız ne asil bir duruş. Ne mutlu sizin gibi bir anneye sahip olan o yakışıklı oğullarına... Her şeye inat, her sabah gülümseyerek uyanan o içinizdeki kız çocuğunun ruhuna sağlık. İçindeki o çocuk hiç susmasın, hep böyle güzel gülümsesin hayata..."
18 Mayıs 2026, 16.39
 Teşekkür ediyorum Arya'cığım... Yorum yazmana çok sevindim, en çok da Paticanımmm diye 
seslenişin yüreğimi sıcacık ısıttı! Sevgiyle kal canım kız kardeşim...
19 Mayıs 2026, 14.44
   Nass. hanımcığım, tarafınızdan  bu kadar çok özdeştirildiğimi  bilmek benim için bir onurdur. Değerli yorumuna, dedim ki " tamamdır işte buydu.." İçten gülüşlerin, derinden anlaşıldığın günler seninle olsun!  Teşekkür ediyorum!  Sevgiyle kucaklıyorum, canım kız kardeşim...
19 Mayıs 2026, 22.59
Anne gezindiğin bağ, baba yaslandığın dağdır. Çocukluğumuza döndürdün bizi patiş...
20 Mayıs 2026, 15.14
4 kardeşin en küçüğü ve tek erkek çocuktum... Babam eve gelen kömürü bile ablamlara taşıtır, o niye taşımıyor dediklerinde, o benim sigortam okuyacak o böyle şeylerle yoramam derdi... O zamanlar hoşuma giderdi bu tavrı ve sigortası olarak görmesi... Ama meğerse yaşlandığında ona maddi manevi bakacak kişi olarak görmüş beni, malum kız kısmı bir gün evlenecek ve o evden gidecek... Bir de bana çocukken hiçbirşey yaptırmaması o anlar için güzel geliyordu fakat büyüdükçe zararını görür oldum... Neyse anlattıklarınızla çocukluğuma döndüm, teşekkürler, kaleminize sağlık...
24 Mayıs 2026, 13.32

  I3US4N4B4KM4Z, yorumunuz için teşekkür ediyorum. Dediğiniz gibi, aile bağları önemli.
Hayat denen aynada, hem onlardan hem kendimizden sihirler izleriz...
Saygılar, sevgiler hep seninle olsun.....
  
  ! MURTI, erkek veya kız çocuk olmanın farklı getirileri var!  
Umarım üstesinden gelebildiğimiz, neşeli bağlar kurabildiğimiz, hayatımızın anlamını bulduğumuz
mutlu bir ömür sürdürebiliriz...
Çocukken  yaşadıklarımız, sonrasında ne kadar çok etki ediyor yaşantımıza değil mi? 
Paylaşımınıza ve yorumunuza çok teşekkür ediyorum ! Saygılar, sevgiler seninle olsun....
30 Mayıs 2026, 12.59
Bizlerde hep büyüklerimizin bize verdiği görevlere zaman zaman kızardır, dışarıda ki eğlencemizi kısıtladığını düşünürdük ancak ileride anladık ki bu görevler dahi bizim eğitimimizin bir parçasıymış. böyle eğitimlerden geçmeyenler zannımca buzdolabı markasını begenmeyip dışarı atanalrdırsmile Resmi.. 
09 Haziran 2026, 23.03
KALEMİNE EMEĞİNE SAĞLIK  PATİŞŞe BENİ GÖTÜRDÜN ESKİLERE ....
11 Haziran 2026, 12.36
       ! divani_78,yorumunuza çok teşekkür ediyorum..
 ''Eğitim ailede başlar'' diye boşuna demediklerini, tecrübe edenler daha da iyi anlıyor....
  Emeksiz yemek olmaz! olsa da bedeli eninde sonunda ödendiği de aşikardır...
  Saygılar, sevgiler sizinle olsun...... 
11 Haziran 2026, 12.47
    2bahar,okuyup bir de yorum yazmanız çok değerli !
Umarım hatıralarınız size hoş duyguları yeniden yaşatmıştır!
Teşekkür ediyorum...Saygılar, sevgiler seninle olsun, canım kız kardeşim .... 
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın