gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

K-alıntı

04 Temmuz 2026, 11.06
A- A+


Bir zaman cennetten kovulmanın bahanesiydim , Havva anlar beni...

Sonraları bir gömleğin yırtılışına düşen hevestim , Züleyha bilir içimdeki ateşi.

Tahtımı da , tacımıda bıraktım önüne , Belkıs anlar teslimiyetimi.

Çağlar değişti , kıssalar değişti . Değişmeyen tek şey , benim sana bin alemde yenilişimdi.  
( k-alıntı )

        Çok zaman geçmişti sesini unutmaya başlamıştı ruhum . Önce yüzü , dokunuşu , hissettirdikleri , acısı bile unutulmuştu . Sesi , birazcık belki kokusu ve o körolasıca gözlerinde ki ışık kalmıştı ...

          Bir umut işte açıldı o yıllar , aylar sonra çalan telefon . Nasılsın diye başlayıp , kapatmamak için sesinden kokusuna kadar içinde biriktirmek için uzattıkça uzatmak. Ertesi gün bir daha  , sonra bir daha ....
         Eskinin tadı damağında buruksu tat bırakıyor  elbette ...  Kalbinde bıraktığı ise bir önce ki bıraktığına erişemedi. Hele ilk bıraktığının yanından  geçemedi tabi hiç bir zaman hiç birisi ... 

        Bir gün seni uyurken seyredişim geldi aklıma . Kollarını göğsünde bağlamış derin bir uykuda göğsün yerinden çıkacak gibi . İçime sığdıramadığım senin göğsüne sığmak istemiştim  ...
        Sonra aklıma o fotoğrafı silişim geldi , yüzümde acı bir tebessüm bedenimde ise yediğim kazığın tatlı acısı ...

         Yorgun olup dinlenmek istediğinde , yapayalnız kaldığın o günde yine gel... 
          
         Ancak seni üzmekten korkan birinin yüreğindeysen ait olduğun yerdesin demektir. ( b -eklenti )

      https://www.youtube.com/watch?v=j4_HE3trUn4&list=RDj4_HE3trUn4&start_radio=1









YORUMLAR

05 Temmuz 2026, 20.45
Sâyemah,
Blog yazılarını ve yorumlarını okurken çok keyif aldığımı belirtmeden yazmaya geçemeyeceğim..

Onu kıssaların içinde arıyorsun..
Kimi zaman Havva'nın pişmanlığında, kimi zaman Züleyha'nın ateşinde, kimi zaman Belkıs'ın teslimiyetinde...
Oysa "O" ne bir kıssa ne bir mucize..
Sadece geç kalınmış iki insanın yarım kalan cümlesi..

Sesini unutmaya çalışırken, sustuğum her gün biraz daha yabancılaşıyorum kendime..
İnsan en çok, yeniden aynı hisse kavuşamayacağını anladığında yoruluyor.

Fotoğraflar silinir.
Sesler unutulur.
Kokular bile bir gün dağılır.

Ama insanın içinde yarım bırakılmış bir "biz", hiçbir zaman tamamen kaybolmaz.
08 Temmuz 2026, 09.12
 Sevdayb ;

Karadut lekesini bir tek karadutun yaprağı çıkarır . Yaprağı lekeye sürerek işlem yapılır derler.  Eskiler gibi şu çağda pek üzerinde iz kalan bir eşyayı - maddeyi bile kullanmıyoruz.  Manevi olarak ise iz bırakan bir şeye denk gelmek bile mükemmel bir şey değil mi. 

insanın içinde yarım bırakılmış bir "b-iz", hiçbir zaman tamamen kaybolmaz.
teşekkür ederim .
10 Temmuz 2026, 13.53
​"O kadar naif, o kadar ruhu dinlendiren bir paylaşım ki... Okurken insan ister istemez kendi içine dönüyor, kendi izlerine bakmak istiyor.

​Haklısınız; bu çağda üzerimizde derin izler bırakacak kadar gerçek duygular yaşayabilmek, o sızıyı bile hissedebilmek aslında ne kadar büyük bir zenginlik. Canımızı acıtan o karadut lekesinin şifasını yine kendi yaprağında aramak gibi; kalbimizi yoran her şeyin şifası da yine kendi içimizde, o duyguyu kabul edişimizde saklı belki de.

​Bize yarım kalmışlıkların da, o buruk tatların da insana dair ve çok kıymetli olduğunu hatırlattınız. Kalbinize, kaleminize sağlık...
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın