gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Kendimi Bulmadim, Kendimi Baska Turlu Kaybetmeyi Biraktim.

05 Ekim 2026, 17.57
A- A+
Bazi insanlarin hayati LinkedIn profili gibi.

Her sey yerli yerinde.

Kariyer. Iliskiler. Sosyal hayat. Sabah 06.30'da yoga. Pazar gunu organik pazardan avokado. Ve tabii ki kendime ayirdigim zaman diye romantize edilen, aslinda banyoda kapinin kilidini iki kere kontrol 
ederek gecirilen o kutsal 17 dakika.

Benim hayatim ise biraz daha.. beta surum.

Guncellemeler geliyor ama bazen hangi ozelligin duzeltildigi belli degil.

Bir gun Hayatimi tamamen degistirecegim diye uyanip ertesi gun yataktan kalkmadan uc saat tavana bakabiliyorum.

Ve garip olan su:

Bence ikisi de normal.

Cunku buyumek, internette anlatildigi gibi mum yakip kendini kesfetmek degil.

Bazen kendini buluyorsun.

Bazen de markette kayboluyorsun.

Bazen Ben artik ne istedigimi biliyorum diyorsun, sonra iki dakika sonra menude ne yiyecegine karar
veremiyorsun.

Insan olmak biraz da bu galiba.

Kendimizden surekli tutarli olmamizi bekliyoruz.

Sanki karakter gelisimi tamamlanmis bir yazilim olmamiz gerekiyor.

Halbuki insan dedigin sey biraz celiski.

Hem ozgur olmak istiyor hem birinin Neredesin? diye sormasini bekliyor.

Hem kimseye ihtiyaci olmadigini soyluyor hem de gece 02.17'de Bunu bir tek sana anlatabilirim diye mesaj atiyor.

Hem aski istiyor hem huzurunu bozmasindan korkuyor.

Hem fark edilmek istiyor hem de biri onu fazla iyi cozdugunda panikliyor.

Ben mesela zekice bir konusmanin ortasinda cok etkileyici bir sey soyleyebilirim.

Sonra eve gidip Acaba fazla mi konustum? diye uc saat dusunebilirim.

Cunku ozguven ile overthinking arasindaki mesafe bazen sadece bir yatak ve telefon sarji kadar.

Ve yas aldikca sunu fark ediyorsun:

Herkes seni sevmek zorunda degil.

Hatta herkes seni anlamak zorunda da degil.

Bazi insanlar seni, kendi kafalarindaki versiyonunla karsilastiriyor.

Sen ne kadar acik anlatirsan anlat, onlar yine kendi tercumelerini yapiyor.

Bu noktada insanin icinden Google Translate bile senden iyi ceviriyor beni demek geliyor.

Ama susuyorsun.

Cunku her savasin kazanilmasi gerekmiyor.

Bazen en buyuk zeka, kendini anlatmaktan vazgecebilecek kadar kendini tanimak.

Ve sanirim yasamin en pahali dersi de bu:

Herkese kendini kanitlamaya calisirken, kendine kim oldugunu kanitlamayi unutuyorsun.

Sonra bir gun aynaya bakiyorsun.

Ve ilk defa Beni herkes sevmese de olur diyorsun.

Iste o an garip bir sey oluyor.

Dunya degismiyor.

Telefon yine bildirimlerle dolu.

Eski sevgili yine hikayelerine bakmis olabilir.

Kahve yine sogumus.

Faturalar yine var.

Ama senin omuzlarin biraz daha hafif.

Cunku artik hayatin, baskalarinin seni nasil gorduguyle degil, senin kendini nasil tasidiginla ilgili.

Ben hala mukemmel degilim.

Zaten supheliyim ki mukemmellik biraz sikici bir sey.

Ben daha cok kahvesini unutup sogutan, bazen fazla dusunen, bazen hic dusunmeden cesurca 
hareket eden, insanlari seven ama kendini kaybetmemeye calisan bir kadinim.

Ve acikcasi..

Fena da degilim.

Cunku artik kendimi duzeltilecek bir proje gibi gormuyorum.

Ben bir proje degilim.

Ben devam eden bir hikayeyim.

Bazi bolumler sacma.

Bazilari fazla dramatik.

Bazilarinda ana karakter bile ne yaptigini bilmiyor.

Ama spoiler vereyim:

Hikaye hala devam ediyor.

Ve bu kez kalemi baskasina vermeye hic niyetim yok.

YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış :( Yazık ama blog sahibi senin yorumunu bekliyor olabilir

Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın