gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Dedik, diyoruz, diyeceğiz!!!

22 Şubat 2015, 21.39
A- A+

         Geçtiğimiz yıl, kadına şiddete hayır demek için toplumsal bir mesaj verebilmek amacıyla, medya aracılığıyla bir gün belirlenmiş ve “o gün, o saatte nerede ne durumda olursan ol oyna" denmişti. Hatta kadına şiddete hayır!!! için o gün sabah programlarından birkaçında sunucular da oynamıştı. Bu olayın ertesinde annemle sohbet ederken; “Dün sabah  televizyonun karşısına geçip Esra Erol'la birlikte ben de oynadım” dedi. Anacığım yetmiş yedi yaşında. Güldüm. “İyi ki oynamışsın anne” dedim, “seni de görmüşlerdir”! “Kendi kendine oynamanın kime ne yararı var ki?” dedim. "Hissetmeden, sadece başkalarına rol olsun diye oynamak yarar sağlamaz, ben kendi kişisel bilincim için oynadım. Herkes bunu böyle hissederse en yakın halkadaki şiddete dur diyebilir, zamanla da şiddete hayır diyenler çoğalır" dedi. Şaşırdım, bakakaldım. Akıllı kadın anacığım. Görmüş, geçirmiş. Zamanında kimlerden ne şiddet gördü kim bilir. Fiziki ya da psikolojik. Durum anamın gençliğinde de aynıydı, muhtemelen ananemin (anneanne demeyi sevmiyorum) gençliğinde de, benim zamanında da aynı oldu, korkarım çocuklarımda da aynısı olacak.

 

         Bir canlının oluşması, gelişmesi ve meydana gelmesi sürecinde dahi, işin en zor ve en sıkıntılı yanı dişiye düşüyor. Allahın adaleti bile erkeğin erkinden yana.

         Her zaman olagelen fakat son zamanlarda daha sıkça duyduğumuz akıl almaz, hiçbir vicdana sığmaz şiddet, tecavüz, darp gibi çirkin olayları duydukça milletçe aklımıza mukayyet olmaya çalışır olduk.

         Hayatın bütün yükünü sırtına yüklenip, bütün sorumluluğu devenin hörgücü gibi taşımaya güdülenmiş kadınlarımızın doğduğu zaman başlıyor çilesi aslında. Baba evinde babasından, erkek kardeşinden belki yakın erkek akrabalarından taciz edilen kız sayısı oldukça fazla. Ne hazin, ne derin hikayeler var kadınların dalgın bakan gözlerinde. Evlendikten sonra da koca evinde başlıyor her türlü taciz. Birazcık başkaldıran, “ben” diyen kadın, kendi hemcinsleri tarafından bile dışlanır, sorgulanır, yargılanır toplumumuzda. Tabular hep kadın üstünedir. Yürürken arkana bakma ayıp, sokakta gülme ayıp, erkeklerle sohbet etme yanlış anlaşılır, gibi bir sürü kısıtlama silsilesi yumak gibi dolanır, dolandıkça büyür de büyür. Göz açtırmama yemini edilmiş sanki kadına. “Sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmemek gerek” "eksik etek" gibi bir mantıksız bakış açısıyla ve o gözle bakılan bir dünyada yaşamaya çalışan savaşçı kadınlarla dolu ortalık. Üstelik daha doğduğu günden itibaren pipisiyle oynayarak pohpohlanan, sonrasında da yakıştırılan farklı sıfatlarla egosu şişirilmiş, bilincine erkin zerk edildiği karşı cinsle savaşmak zorunda olan savaşçılar...

 

         Söylenecek her şey söyleniyor, kınanıyor, lanetleniyor tacizciler. Bütün sözcükler birbirinden güzel. Bütün bu taciz ve şiddet olaylarını kadınlarla birlikte erkekler de kınıyor, lanet yağdırıyor. Kadın, hem kendi çilesine hem diğer bütün kızların-kadınların çilesine ağlıyor aslında. Her erkek bir zulüm diyesim, bütün erkekleri top yekun yok edesim var son günlerde.

         Erkekler de bağırıyor ama,  Özgecan’lara eminim ki en çok analar yanıyor. Çünkü insanın içinde, taa derinde bir yerlerde, evlatlarının yattığı yer yanıyor!

YORUMLAR

23 Şubat 2015, 15.48
Bu vahşetleri unutmayacağız ve unutturmayacağız ...Benim de  insani değerlerini kaybetmiş herkesi yok edesim var...Teşekkürler LİLaa      ANKA1453
23 Şubat 2015, 21.15
keşke hayatın kendisine biçtiği rolü, erkeklere mal etmese kadınlarımız. Kendisinin bu hayat yumağında hiç kabahati yokmuşçasına sitem etmeseler bu kınadığım(kadına şiddet) hallere.
 
  diyorum da.. bu sitem ettiginiz erkek tayfası siz kadınların doğurduğu varlıklardır. kadınlar da aynı pohpohlamayı kendi oğullarına yapıyor ya. kendi oğlu büyüyüp sokaca salınınca kendi annesi bacısı haric bütün kadınları savaşta elde ettiği ganimet biliyor, hor görüyor, saldırıyor, asılıyor.

her kadın kendi himayesindeki erkeğe, sadece kendisine değil bütün kadınlara aynı saygıyı göstermeyi öğretirse sorun kalmayacak sanki. Unutmayalım ki, okulda ders verilir, evde terbiye verilir..
23 Şubat 2015, 21.57
Sevgili assosyal, nasıl güzel sözleriniz. İşte anaların sivrilttiği kazıklar gün geliyor devran dönüyor başka kadınların gözünü oyuyor. "Her kadın" diye başlayan satırlarınız benim anacığımın oynamasını haklı kılıyor aslında. Kurunun yanında yaşı da yakmaktayım şu sıra. Masum erkek yoktur demeye başladım. Herkes potansiyel tacizci oldu gözümde.:( Doğğru değil biliyorum bu düşüncem. Ama saplanıp kaldım oraya. Teşekkürler yorumunuza.
Sevgili ANKA1453 sanırım aynı duygular içerisindeyiz.:( 
Teşekkürler...
23 Şubat 2015, 22.54
Lilam kalemine, yüreğine sağlık. Yine bir çırpıda okudum yazını.... o kadar sürükleyici yazıyorsun ki, kesmiyor devamını bekliyorum. sevgiler.
23 Şubat 2015, 23.04
insanları kadın erkek diye görmek yerine sadece insan olarak görebilsek ve yönümüzü çağdaş uygarlık yönüne çevirsek sorun kalmayacak aslında. insanların hepsi genelde agresif, eminim kadınlar fiziki olarak güçlü olsa onlardan da çıkar o vahşi yaratıklardan... Noluyor böyle, neden insanlar gergin anormalleşmiş, insan olmak çok mu zor...
24 Şubat 2015, 03.56
Sevgili CILGIN_TRK :Ben bir kadın ve bir anne olarak bakıyorum zaten olaya CILGIN_TRK. Belirtim zaten yazıda da, erkeklerde ağladı ama en çok analar ağladı diye. Fiziki gücü olmadığı için, üzerine hükmedilme hakkı görülen tarafım ben. Her ne kadar şiddet görmemişsem de dünyada olan şiddetler canımı acıtıyor benim .Teşekkürler...

Sevgili no_entry__teşekkürler...
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın