gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

RÜZGÂR TELEFONU…

29 Kasım 2023, 16.28
A- A+
  Menderes’ten kaptığı avantayla kumar oynamaya gitti o akşam, rakıyı da haylice fazla kaçırmıştı. Eve dönüş yolundaki dik yokuşu çıkarken biraz anasondan biraz da yaşlılıktan kesildi nefesi. Duraksadı bir an, öfkeyle bir şeyler söylendi, elindeki sigarayı hızlıca yola fırlattı! Etrafına bakındı, yalnız olduğunu fark etti. Yapayalnız… Kaldırıma oturdu, gözleri karanlıkta parlayan sokak lambalarına daldı. Yeniden bir sigara yaktı ve birden hırsla şiir yazmaya başladı…
Onun bir aşk şiiri yazdığını anca böyle tasvir edebilirim kafamda.

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Taze ölüyü bekleyen mezar gibi birini beklemek… Ve ya bunu kelimelere dökebilmek…
Necip fazıl Kısakürek sever misiniz?
Ya da ne kadar bilir siniz?

Sanırım ortaokulda edebiyat öğretmenim sayesinde tanıştığım, Aydemir Akbaş la ikiz kardeş kadar benzerliğinden, ismindeki necip-fazıl uyumundan ve yahut ta soy isminin( bence) komik olmasından dolayı aklımda kalacak kadar haksızlık ettiğim şair, yazar, düşünür.
Neyse ki kıt aklımda kalanlar (Google desteği ile hafızamı teyit ettim )bunlarla sınırlı değil tabiki. Bir dönem chp yanlısı yazılar yazacak kadar sosyalist, bir dönem -abartılsa dahi- kumar ve alkol bağımlısı, bir dönem İslamcı… Değişken, zaman gibi…
En önemlisi Türk edebiyatının "Sultanu'ş Şuara"sı !

Ama şairler sultanı olsa dahi hiçbir zaman duygusal, aşk adamı ve sair denilince aklıma gelmez. Önce Nazım gelir sanırım, sonrasında diğerleri; Attila İlhan, Cemal Süreyya, Özdemir Asaf ne bileyim isminin önüne koyabileceğim o kadar çok şair var ki sanırım yeri en sonlarda olurdu. Hep bir İslamcı diye kalmış hafızamda, aşk ile İslam’ı yan yana koyamamam benim önyargım sanki. Oysaki Allah aşkı değil mi en büyük aşk? Ve yine son sıralarda olmasının sebebi benim şiir konusundaki cahilliğimden de kaynaklanmış olabilir, zaten şiir roman lafın özü kitap okumuyorum çok uzun zamandır.

Vel hâsıl kelam evet şiir çok güzel, lakin hikâyesi de güzel. Şehir efsanesi midir bilinmez yukarıdaki gerçekten olağanüstü dört dizeden tam 22 yıl sonra aşağıdaki dizeler geliyor ve şiir tamamlanıyor. (derler)

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme, artık neye yarar?

Şiirin adı da ‘’beklenen’’ bu arada. İroni gibi…
22 yıl artık yılla beraber 8035,32 gün, 192847,68 saat, 11570860,8 dakika bilmem kaç milyon bilmem kaç bin saniye falan filan. Neden yazıyorum bunu? Verdiğim sayısal değerler kesin sayılabilecek, minimum hata payıyla hesaplanabilir değerler. Peki, kaç defa sevişmiştir Necip Fazıl aynı ya da farklı bir kadınla, kaç defa ağlamıştır yapayalnız, kaç defa gülmüştür dostları ile? Kaç defa pes edip kaç defa yeniden umutla uyanmıştır bir sabaha? Sayabilir misiniz, var mıdır ortalama yada kesin bir değer? Bırakın üstadı, kendi hayatınızdaki son 1 yılda olup bitenleri net bir şekilde sabit değerler vererek hesap edebilir misiniz? Sanmam...

Değişken her şey, zaman gibi… Değişiyoruz, her şey değişiyor ve bu değişimin sorumlusu da zaman diyerek aldatıyoruz kendimizi. Zamana bırakıyoruz kendimizi, net bir şey yok… Kesin olan sadece akıp giden zaman. Ve zamanla unutuyoruz her şeyi. Unutmak istediğimizden dolayı mı unutuyoruz, unutmamız gerektiğinden mi unutuyoruz o kısmı muamma…

Sadece geriye dönüp ilk dört dizeye ve ya giden ömre bakınca ya gülümsüyorsun ya da…
Rüzgâr telefonuna sarılıp ölen gençliğime söylemek istediğim tek şey var; seni suçlamaktan vazgeçmem için bana biraz daha zaman ver…

Sahi sen ne derdin ahizenin diğer ucundaki gençliğine?



Bir de alkışlar, tanıdık arkadaşlar, selamlaşmalar  için değil de sohbet edercesine yazın bazen olur mu?
yağmuru izleyenlere iyi gelir belki de

Orhan veli ye saygısızlık olmayacaksa biraz değiştireyim şiirini
……………..
Yazı yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu yağmurlu havalar mahvetti.


YORUMLAR

30 Kasım 2023, 08.40
Rüzgar telefonu, diyorsun : ) güzelmiş. Ben derdim ki gençliğime; helal kız sana! Ufacık sitem bile etmezdim, hata yapmadığından değil elbette, koyduğu her taşın, yardığı her başın “gençlik” gibi bir mazereti vardı çünkü. Çünkü şimdiki “ben” onsuz nasıl olurdu ki! Ee şimdiki “ben”i seviyorsam hiç mesele yok. Affetmelisin sen de.


Şairleri değil de şiirleri sevmemiz gerek sanki. Çünkü bi türlü yerleşmiş algılardan kurtulup özgürleşemiyoruz. Sanatsal seçimlerimizi niye ideolojiye kurban edecekmişiz ki yani. Senin Necip Fazıl’ı diğerinin Nazım’ı etiketlemesi gibi… Farkında bile değiliz aslında. Gerçi ben farkındayım çoktandır, farkındasızlar düşünsün .p

Bence unutmuyoruz her şeyi. Nerde gereksiz ve önemsiz şey varsa onları unutuyoruz. Şiddetli olanlar -iyi veya kötü- zamanla daha az hatırlanır oluyor. Unuttuğunu düşünüyorsan, neyi unuttuğunu hatırlamıyor olman gerekmez mi hem. Demek ki unutmamışsın .p

 Yağmur güzel, yazın da güzel.

30 Kasım 2023, 12.29
Bahçıvan sasake abi mezarında jimlastik branşında olimpiyat oyunlarına hazırlanıyor sayende...hoş mu bu yaptığın? wind Phone bu ablacım iPhone değil. WhatsApp grubundan geyik mi yapıyoruz??? Helal sana kızım ! Oooo bırrooo Güner abi bırrooo!.....smile Resmismile Resmi
Kendi ile barışık olmalı insan da her zaman olmuyor o öyle. pehhh
Şaka bir yana yorum için teşekkürler.

30 Kasım 2023, 12.46
Mlhoztrk54.   Teşekkürler 
01 Aralık 2023, 18.43

Sen ne yazdın ben ne okudum bilmiyorum aslında…
Aklımda kalan ne derdin gençliğine kısmı… Çünkü şimdilerde çokça küfrediyorum O’na. Çokça sitem. 
Neden derdim neden uzaklaştın bir taksinin arka koltuğunda o andan.. Neden gittin…

O gün gitmeseydin bugün bir hastane koridorunda elin kalbinde bekliyor olmazdın belki yaşanması muhtemelken yaşanamamış her şeyi.


İnsan niye zamana bırakır bir şeyleri. Niye emanet eder ona... Acımasızlığına bunca şahitken neden sığınır zamana…
Hiç anlamam. 

Öyle işte inşaatçı. 
İyi yazmışsındır yine eminim.


02 Aralık 2023, 08.12
Ben  gittiği siyah beyaz filmde Charlie Chaplin in gözlerini neden mavi göremiyorum ve yahutta Gökkuşağı neden bu kadar renksiz diye yönetmenle tartışan izleyicinin iç sesiyim , bir çığlıktı bir haykırıştı, bir feryattı yazdıklarım.......la havle smile Resmi
Yorum için teşekkürler örtmen

03 Aralık 2023, 16.25
Çok keyifli yazılar yazıyorsunuz, su gibi akıp gidiyor.  Daha önce sanırım başka nickle yazılarınız vardı hiç yabancı gelmedi tarzınız.Aklımda bir isim var ama  Her neyse bu kısımları deşmeyeyim en iyisi :) ve çocukluğuma yazdığım şiirin bir kısmını paylaşayım Rüzgar telefonumla...
ps: kusura bakmayın biraz uzun bir kısmını paylaşmış oldum ama çok şey var çocukluğumuza söyleyeceğimiz çocukluğumuzu yüreklendireceğimiz.

Merak etme ,Meydan okuma sırası sana gelecek.
Budadığın her bir dal, bir gülle açacak
O zaman bu gülü kesip, adak olarak sunacaksın
Güzelliğini görenler, Güzelliğine tapacak
Ama bunun papatya tarlası içinde açan kırmızı bir gül olduğunu
Renginin ise bir kusuru örttüğünü bilmeyecekler

Rengin körü olanlar  yine de göremeyecek
Papatya tarlası içindeki gülü
Ama ne  onların bakışı değişecek, ne de senin rengin
Yaklaşmayanlar sadece uzaktan bakacaklar
Ve papatya tarlasının içindeki gülü göremeyecekler

Boşver ne önemi var, ispat etmek zorunda değilsin.
Onay almaya ihtiyacın yok
Nasılsa sen biliyorsun. Kendini tanıyorsun
Sunaktaki senin kanın. 
Bedenine akıttığın ruhundan bakıyorsun.
O zaman kabul et onları, sadece papatya tarlasında…
Ve sadece güzel sarı, beyaz papatyalar.olduklarını
Bütünün içinde güzel durduklarını
Tohumlarını diplerine döktüklerini sansalar da
Senin Kokun başka 
Ve biliyorsun ki 
Tohumun gökyüzünden yere sadece diplerine düştü!.

04 Aralık 2023, 09.40
Rune,rune,rune...
Rüzgar telefonun hatlı mı kontörlü mü acaba ?
Uzun uzun şiirler şarkılar falan? Peki ya sırada bekleyen 96 yaşındaki tusubasa osara ya ne diyeceğiz.?
Huysuz bir ihtiyar olma yolunda hızla ilerlerken eşofmanlı şevket hocaya evrilebiliritemi de fark etmiş oldum:)
Yorum ve şiir için teşekkürler

Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın