gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Kırmızı Pabuçlar...

19 Mart 2026, 13.19
A- A+
"Çocukluk, insanın hiçbir yere sığmayan tek vatanıdır; bazen bir kapı eşiğinde, bazen bir çift kırmızı pabuçta bekler durur..."
​Ben oldum olası bayramları ve bayram sabahlarını hiç sevmem... Ne o renkli bayram şekerlerini, ne kız çocuklarına alınan o parıl parıl kırmızı rugan pabuçları... Sabah namazından dönen babaların heybetini, onlara neşeyle koşan çocukların çıkardığı o şenlikli sesleri, avuçlara sıkıştırılan bayram harçlıklarını ve o kolalı bayram mendillerini... Hiç sevemedim.
​Çünkü benim zihnimde bayram; Urfa’da, o taş binanın taş merdivenlerinde, güneşin henüz ısıttığı bir sabah vaktinde donup kaldı. Sarışın, mavi gözlü, üzerinde en güzel bayramlıkları ve ayağında kırmızı rugan pabuçlarıyla o eşikte bekleyen o küçük kız çocuğunda kaldı kalbim. O çocuk, Almanya’dan dönmesini beklediği anne ve babasının yollarda kalan nefesini, bir trafik kazasının soğuk haberini o sabah aldı. Feryatların ortasında, ne olduğunu henüz kavrayamayan o masum bakışlar, hayatın en büyük boşluğuyla o kapı önünde tanıştı.
​Sonra... Takvimler ilerledi, eller değişti. Beni kollarına alan her şefkat, aslında eksik bir hikâyeyi tamamlamaya çalışan o iyi niyetli gayretlerdi. El bebek gül bebek büyütülen bir 'emanet' oldum hep. Ama ne kadar sıkı sarılırlarsa sarılsınlar, o eşikte kalan boşluk dolmadı. Büyüdüm, 'koca kız' oldum; ama içimdeki o naif kırgınlık, her bayram sabahı tozlu bir raftan inen o eski albüm gibi taptaze kaldı.
​Bazı yaralar kapanmaz belki; ama büyüdükçe o acıyı ehlileştirmeye çalışmadan, olduğu gibi kabul edip yanına zarif bir çiçek bırakmayı öğrendim. O kırmızı rugan pabuçların içindeki çocuğu, bayramların o neşeli gürültüsünden uzağa, kendi mahzun ve derin sessizliğine emanet ettim. Öyle bir emanet ki; o sızı artık canımı acıtan bir yabancı değil, kalbimin en kuytu ve en şefkatli köşesinde sakladığım o çocukluk rüzgârı olarak kalsın.
​"Büyümek; o kapı eşiğindeki çocuğu elinden tutup içeri almak değil, onun o mahzun sessizliğine zarif bir tebessüm bırakmayı öğrenmektir."
​Kendi içindeki o mahzun çocuğun saçını okşayabilen herkese; dünyadaki tüm çocukların o masum telaşının incinmediği, sızının şefkate dönüştüğü huzurlu bayramlar dilerim.
​İyi Bayramlar.

YORUMLAR

21 Mart 2026, 00.52
​"Eksikliklerin her türlüsü zor; kimininki gidenlerin yokluğu, kimininki kalanların sessizliği... Temennileriniz için çok teşekkürler, size de huzurlu bayramlar dilerim."
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın