Mutlu yıllar...
Belki çocukça, belki en acemi haller içinde. Ama en saf, en doğal, en içten, günler içinde... Belki ana-baba, belki bacı, evlat, yar, yaren, hep bunlar içinde... Hesapsız,... tamamını oku
Belki çocukça, belki en acemi haller içinde. Ama en saf, en doğal, en içten, günler içinde... Belki ana-baba, belki bacı, evlat, yar, yaren, hep bunlar içinde... Hesapsız,... tamamını oku
Kiminin eli, kiminin ayağı; Bazısına göz, bazısına kulak olabilsek ya. Islak kirpiklerin arasından süzülen yaşlarını silebilsek, hafifce de olsa gülümsetebilsek ya birlerini. Bazılarına... tamamını oku
Kimi zaman yalnızlık ısıtır insanı, kimi zamansa karanlık. “Anılar tıpkı kokular gibi istenmese de aniden hücum eder. Nereden geldikleri bilinmeden uzaklaştırılmaları mümkün değildir; tam tersine insanı peşlerine düşürüp daha çok hatırlamaya zorlarlar, çünkü ilk andaki izlenim hiçbir zaman... tamamını oku
Kadın şudur, kadın budur; Kadın şöyledir, kadın böyledir; Kadına şöyle davranmak lazım, kadına böyle davranmak lazım... Ihh... Hiç birisi lazım değil aslında. En önce şöyle bir oturup düşünmek lazım, yok yok aslında düşünmek de yetmez! Önce onu hissetmek,... tamamını oku
Ailece alışveriş için bir başka şehre giderdik o zamanlar ara ara, belki mevsimlik belki yılda en fazla birkaç kez. Lüksümüzdü o bizim ve bizim gibilerin.Ailede kimin neye ihtiyacı varsa alınırdı o gün. Mont, bot, kazak, pabuç, çanta, süslü-süssüz, adamlık–günlük cebimizdeki para kadar alışveriş yapıp dönerdik.... tamamını oku
Öğrenmenin yaşı yokmuş, yaşadıkça başka başka şeyler öğrenmek mümkünmüş, ama gönül ister ki öğrendiğim her şey yeni ufuklar açsın, ışıldasın belleğimde. Gerçi öğrenmenin iyisi kötüsü olmaz, her bilgi birer ışıktır. Zekeriya Sorfası diye... tamamını oku
Ne kadar kaçarsan kaç, durum hep aynı ben bunu anladım. Yıllar evveldi, beni direkt ilgilendirsin ya da ilgilendirmesin, çalıştığım iş yerindeki hır gür, itiş kakış beni o kadar olumsuz etkilemişti ki depresyon geçirme aşamasına gelmiştim neredeyse. Gözümü açtığım gibi yataktan fırlayıp... tamamını oku
İkibinonbirin Haziranın da en sıcak günlerden biriydi. Sıradan bir gündü aslında, sıradan bir perşembe... Diğer günlerden pek de farklı uyanmamıştı güne. Ta ki yine sıradan ve alışılagelmiş biçimde edilen uyduruk denebilecek bir kahvaltının ardından, günlük işlere başlamak içinde oradan oraya dolanırken çalan... tamamını oku
Her şeyi kotarmaya çalışan küçük kadınlardık biz. Arada kalmışlığın verdiği ağırlığı nice zaman sonra farketmiş küçük yaşta evlenmiş, anne olmuş, sorumluluk yüklenmiş, küçük kadınlar... Dönem olarak şanssızlık mıdır nedir bilinmez. Bilinen odur ki; ne annelerimiz gibi sadece ev kadını ve ana... tamamını oku
Kafamın içerisinde dönüp duran kelimeleri dertop edip, kendi zevkime göre, kendimce ard arda dizip, cümlecikler, satırlar oluşturup, salıvermeden sanal boşluğa rahat yok bana bugün.Karşımda çalkalanıp duran denizin güzelliğine bakıp bakıp, içimdeki hasetlik duygusundan arınmanın yolunu, düşüncelerimi sizlere aktarmakta buldum. Ben şimdi buralarda yaşayanları kıskandım açıkçası. Neden bunlar... tamamını oku